Vaka Kütüphanesi
100 onaylanmış vaka
100 sonuç gösteriliyor
RISKYZ-2026-00097Yapay Zekâ Sistemlerinde Güvenlik Önlemlerinin Aşılmasıyla Tehlikeli Bilgilere Erişimin Kolaylaşabildiği Bildirilmektedir
OpenAI tarafından geliştirilen ChatGPT modellerinin, basit “jailbreak” komutlarıyla güvenlik kısıtlamalarının aşılabildiği ve tehlikeli içerikler üretebildiğinin rapor edildiği bildirilmektedir. NBC News tarafından yapılan testlerde, farklı yapay zekâ modellerine verilen özel komutlar aracılığıyla patlayıcı yapımı, kimyasal maddeler ve biyolojik ajanlar hakkında yüzlerce yanıt üretildiği ifade edilmiştir. Test sonuçlarına göre bazı modellerin büyük çoğunlukla bu kısıtlamaları aşabildiği, ancak daha gelişmiş modellerin daha dirençli olduğu belirtilmiştir. Üretilen içeriklerin, patojen oluşturma ve kimyasal maddelerin etkisini artırma gibi konularda detaylı bilgiler içerebildiği aktarılmıştır. Uzmanlar, bu durumun “bilgi artırımı” (uplift) olarak adlandırılan bir risk oluşturduğunu; yani uzmanlık gerektiren tehlikeli bilgilerin, yapay zekâ aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaşabileceğini vurgulamaktadır. OpenAI, bu bulguların kullanım politikalarını ihlal ettiğini kabul ederek sistemlerin güvenliğini artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü açıklamıştır.
RISKYZ-2026-00074Yapay Zekâ Tabanlı Güvenlik Sisteminin, Yanlış Silah Tespiti Yaparak Okulda Gereksiz Acil Müdahale ve Tahliyeye Yol Açtığı Bildirilmektedir
Omnilert adlı yapay zekâ güvenlik sisteminin, Parkville High School’da olası bir silah tespiti yaptığına dair yanlış alarm ürettiği ve bunun güvenlik müdahalesine yol açtığı bildirilmektedir. Cuma günü saat 17.00 civarında, Maryland eyaletine bağlı Parkville’daki okulda sistem tarafından potansiyel bir silah tespit edildiği yönünde uyarı verilmesi üzerine polis ekipleri olay yerine sevk edildi. Tedbir amacıyla öğrenciler gözetim altında güvenli bir alana taşındı ve okul genelinde kapsamlı bir arama gerçekleştirildi. Yapılan incelemeler sonucunda herhangi bir tehdit unsuru bulunmadığı ve alarmın hatalı olduğu tespit edildi. Olayın ardından okulda normal faaliyetlere geri dönüldü. Bu olay, aynı sistemin daha önce Kenwood High School’da bir öğrencinin cips paketini silah olarak algılaması gibi benzer yanlış alarmlarla gündeme gelmesinin ardından yaşandı. Yetkililer, bu tür sistemlerde insan doğrulamasının önemine dikkat çekerek, polis müdahalesi öncesinde daha güçlü kontrol mekanizmaları uygulanması gerektiğini vurguladı.
RISKYZ-2026-00076Yapay Zekâ Kullanımıyla Üretilen Haber İçeriğinde Uydurma Alıntılar ve Sahte Kaynakların Yer Alması Üzerine Haberin Geri Çekildiği Bildirilmektedir
NTB tarafından yayımlanan ve Telenor’un güvenlik raporuna dayandırılan bir haberin, yapay zekâ araçlarının hatalı kullanımı nedeniyle yanlış bilgiler içerdiği ve sonrasında geri çekildiği bildirilmektedir. 15 Ekim’de yayımlanan haberde, Telenor’un raporunda yer almayan beş doğrudan alıntıya yer verildiği ve “Håkon Berg” adlı gerçekte var olmayan bir güvenlik direktörüne atıflar yapıldığı tespit edildi. Oysa raporun önsözünün, şirketin CEO’su Birgitte Engebretsen tarafından yazıldığı belirtildi. NTB haber editörü Christina Dorthellinger Nygaard, haberin hazırlanma sürecinde yapay zekânın uygunsuz şekilde kullanıldığını ve bunun gazetecilik standartlarını ihlal ettiğini kabul etti. Hatalı içerik aynı gün geri çekilerek düzeltilmiş versiyonu yayımlandı. Bununla birlikte, bazı medya kuruluşlarının hatalı bilgileri yayımlamaya devam ettiği bildirildi. NTB, olay sonrası iç inceleme başlattığını ve benzer başka bir vakaya rastlanmadığını açıkladı. Ayrıca kurum içinde yapay zekâ destekli araçlar bulunsa da, bu olayda harici araçların uygunsuz şekilde kullanıldığı ifade edildi. Telenor’un hataları bildirmesi üzerine NTB kamuoyundan özür diledi.
RISKYZ-2026-00071Zacatecas'taki Bir Okulda En Az 400 Reşit Olmayan Çocuğun Yapay Zekayla Üretildiği İddia Edilen Cinsel İçerikli Görüntüleri Bildirildiğine Göre İnternet Üzerinden Oluşturuldu ve Satıldı
Zacatecas'taki bir teknik ortaokulda bir öğrenci, yaklaşık 400 okul arkadaşının fotoğraflarını yapay zeka kullanarak manipüle edip müstehcen görüntüler oluşturdu ve bu içeriği internet üzerinden dağıttı. Meksika'nın Zacatecas eyaletindeki 1 Numaralı Teknik Ortaokulda, bir erkek öğrenci, aralarında reşit olmayanların da bulunduğu yaklaşık 400 okul arkadaşının manipüle edilmiş fotoğraflarından oluşan müstehcen bir katalog hazırlamak için yapay zeka teknolojisini kullandı. Failin; tuvalet önleri ve beden eğitimi dersleri de dahil olmak üzere, öğrencilerin fotoğraflarını rızaları dışında sistematik bir şekilde çektiği belirtildi. Daha sonra bu orijinal fotoğraflardaki kıyafetleri dijital olarak kaldırmak için yapay zeka kullanarak müstehcen görüntüler oluşturdu. Manipüle edilen içerikler sınıf ve grup bazında organize edilerek, öğrencilerin isimleriyle birlikte sosyal medya platformlarında paylaşıldı. Çok sayıda mağdur, maruz kaldıkları bu tacizi haftalarca öğretmenlere ve okul yönetimine bildirdi; ancak okulun herhangi bir önlem almadığı ve olayın üzerini kapatmaya çalıştığı iddia edildi. Veliler ve öğrenciler, adalet talebiyle bir bulvarı trafiğe kapatarak protesto gösterileri düzenledi. Olay tüm okul topluluğunu etkilerken, aileler görüntülerin ticari amaçla kullanılabileceği ve internette kontrolsüzce yayılabileceği konusundaki endişelerini dile getirdi. Zacatecas Savcılığı, olayı "cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar" kapsamında sınıflandırarak mağdurlara psikolojik destek ve hukuki yardım teklif etti.
RISKYZ-2026-00084Yapay Zekâ Üretimi Deepfake İçeriğin, Seçim Sürecinde Aday Beyanlarını Taklit Ederek Seçmen Davranışını Etkilemeye Yönelik Dezenformasyon Riski Oluşturduğu Bildirilmektedir
Catherine Connolly’nin seçimden çekildiğini duyurduğu izlenimi veren yapay zekâ üretimi bir deepfake videonun, çevrim içi platformlarda yayıldığı bildirilmektedir. Söz konusu video, RTÉ haber bültenini taklit edecek şekilde hazırlanmış olup, haber sunucusu Sharon Ní Bheoláin ve muhabir Paul Cunningham’ın yapay zekâ ile oluşturulmuş versiyonlarını içermektedir. Videoda ayrıca Connolly’nin de sahte bir görüntüsü yer almakta ve seçimden çekildiği yönünde açıklama yaptığı gösterilmektedir. Facebook’ta “RTÉ News AI” adlı bir hesap üzerinden yayımlanan video, kaldırılmadan önce yaklaşık 30.000 kez izlenmiş ve yüzlerce kez paylaşılmıştır. İçerikte ayrıca Connolly’nin çekilmesi halinde seçimin iptal edileceği ve rakibi Heather Humphreys’in otomatik olarak kazanacağı yönünde yanlış bilgiler yer almıştır. Connolly, videoyu seçmenleri yanıltmaya yönelik bir girişim olarak nitelendirerek resmi şikâyette bulunmuştur. Meta, içerik ve ilgili hesabı platform kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle kaldırmıştır. Bu olay, yapay zekâ ile üretilen deepfake içeriklerin seçim süreçlerinde dezenformasyon aracı olarak kullanılabileceğini göstermektedir
RISKYZ-2026-00081Yapay Zekâ Üretimi Deepfake İçeriklerin, Finansal Uzman Kimlikleri Üzerinden Güven Oluşturarak Geniş Ölçekli Yatırım Dolandırıcılığına ve Piyasa Manipülasyonuna İmkân Tanıdığı Bildirilmektedir
Gunter Marder ve Gabriel Mellqvist gibi finans uzmanlarını taklit eden yapay zekâ üretimi deepfake videoların, sosyal medya üzerinden yürütülen yatırım dolandırıcılığı kampanyalarında kullanıldığı bildirilmektedir. Dolandırıcılar, özellikle Facebook gibi platformlarda sahte profiller ve WhatsApp grupları oluşturarak yatırımcılara belirli hisseleri önerdi. Yapay zekâ ile oluşturulan videolarda, söz konusu uzmanlar haber stüdyosu veya podcast ortamında konuşuyormuş gibi gösterilerek yatırım tavsiyeleri veriyormuş izlenimi yaratıldı. Yatırımcılardan ilk aşamada küçük miktarlarda para toplandıktan sonra, daha yüksek kazanç vaadiyle ek yatırımlar teşvik edildi. Yeterli yatırımcıya ulaşıldığında ise dolandırıcılar hisselerini satarak piyasadan çıktı ve hisse fiyatları kısa sürede %95’e varan oranlarda düştü. Bu yöntemle 5.000’den fazla İsveçli yatırımcının toplamda yaklaşık 500 milyon İsveç kronu kaybettiği bildirildi. Kimliği taklit edilen uzmanların onlarca sahte reklamla karşılaştığı ve bu içeriklerle mücadele etmek zorunda kaldığı ifade edildi. Olay, yapay zekâ destekli deepfake teknolojilerinin finansal dolandırıcılıkta güven inşa etmek için nasıl kullanıldığını ve sosyal medya platformlarındaki denetim eksikliklerini ortaya koymaktadır.
RISKYZ-2026-00065Yapay Zekâ Üretimi Kapak Tasarımlarının, Edebi Ödül Yarışmasında Kuralları İhlal Ettiği Gerekçesiyle Diskalifikasyona Neden Olduğu Bildirilmektedir
Yeni Zelanda’da yayımlanan Obligate Carnivore ve Angel Train adlı eserler, 2026 yılı kurgu ödülü değerlendirmesinden çıkarıldı. Kararın, kapak tasarımlarında Sugarcube Studios tarafından oluşturulan yapay zekâ üretimi görsellerin kullanılması nedeniyle alındığı belirtildi. Yarışma organizasyonu tarafından Ağustos 2025’te yürürlüğe giren yeni kurallar, yapay zekâ ile üretilmiş içeriklerin belirli kategorilerde kullanımını sınırlandırmaktaydı. Bir kitapçının kapak görsellerini şüpheli bulması üzerine başlatılan inceleme sonucunda, ilgili tasarımların yapay zekâ ile üretildiği doğrulandı. Yazarların, eser metinlerinde yapay zekâ kullanmadıkları ve kapak tasarımındaki bu durumdan haberdar olmadıkları ifade edildi. Her iki yazar da karardan dolayı hayal kırıklığı yaşadıklarını dile getirdi. Olay, yayıncılık ve yaratıcı endüstrilerde yapay zekâ kullanımına ilişkin düzenlemelerin nasıl uygulanacağına dair tartışmaları gündeme getirmiştir.
RISKYZ-2026-00053Yapay Zekâ Tabanlı Arama Sisteminin, Chicago Tribune İçeriklerini İzinsiz Kullanarak ve Yanlış Atıf Üreterek Telif Hakkı İhlaline Neden Olduğu İddia Edilmektedir
New York’taki federal mahkemede açılan davada, Chicago Tribune, Perplexity’nin milyonlarca haber içeriğini, video ve görseli izinsiz şekilde kopyalayarak yapay zekâ destekli arama motoru ve sohbet botunu eğitmek için kullandığını ileri sürdü. İddiaya göre sistem, Tribune içeriklerine birebir veya büyük ölçüde benzer yanıtlar üretmekte ve çoğu zaman bu içerikleri uygun şekilde kaynak göstermeden sunmaktadır. Bu durumun, kullanıcıların doğrudan yapay zekâ yanıtlarıyla yetinmesine yol açarak gazetenin web trafiğini azalttığı ve abonelik ile reklam gelirine dayalı iş modelini tehdit ettiği belirtilmektedir. Ayrıca sistemin zaman zaman hatalı veya uydurma bilgiler üretip bunları Tribune’a atfetmesi, kurumun itibarına zarar verme riski taşımaktadır. Perplexity’nin haftalık 100 milyondan fazla üretken arama sonucu sunduğu ve yüksek piyasa değerine ulaştığı ifade edilirken, dava kapsamında telif hakkı ihlali, yanlış atıf ve marka sulandırma gibi çeşitli hukuki ihlallerin gündeme getirildiği belirtilmiştir. Olay, yapay zekâ sistemlerinin içerik üretimi ve dağıtımı süreçlerinde telif hakları, kaynak gösterimi ve bilgi doğruluğu konularında önemli hukuki ve etik tartışmalar doğurduğunu göstermektedir.
RISKYZ-2026-00070Yapay Zekâ Üretimi Deepfake Videonun, Siyasi Kampanya Sürecinde Rakip Adaya Atfedilen Yanıltıcı Beyanlar Üreterek Seçmen Algısını Etkilemek İçin Kullanıldığı İddia Edilmektedir
Söz konusu videoda, Ossoff’un resmî portresi ve yapay zekâ ile üretilmiş bir ses kullanılarak, gerçekte söylemediği ifadeleri dile getiriyormuş gibi gösterildiği belirtildi. İçerikte, hükümetin kapanmasına destek verdiği ve çiftçiler ile sosyal yardım alan bireylerin endişelerini küçümsediği yönünde kurgulanmış açıklamalar yer aldı. Videoda yapay zekâ ile üretildiğine dair bir uyarı bulunmakla birlikte, bu bilginin mobil cihazlarda görünmesinin zor olduğu ve kullanıcıların içeriğin yapay olduğunu anlamakta güçlük çekebileceği ifade edildi. Georgia Democratic Party, içeriği yanıltıcı ve aldatıcı olarak nitelendirirken, Collins kampanyası bu tür içerik üretimine devam edebileceğini belirtti. Olay, seçim kampanyalarında yapay zekâ ile üretilen deepfake içeriklerin kullanımına ilişkin düzenleme ihtiyacını yeniden gündeme getirdi. Bu kapsamda bazı eyaletlerde, seçim dönemlerinde bu tür içeriklerin açık şekilde etiketlenmesi veya belirli sürelerde yasaklanmasına yönelik yasa teklifleri tartışılmaktadır. Bu gelişme, yapay zekâ tabanlı içeriklerin siyasi iletişimde manipülasyon ve dezenformasyon amacıyla kullanılabileceğine dair önemli bir örnek teşkil etmektedir.
RISKYZ-2026-00069Yapay Zekâ Üretimi Cinsel İçerikli Deepfake Görsellerin, Sürgündeki Aktivistlere Yönelik Ulusötesi Taciz ve İtibar Zedeleme Kampanyalarında Kullanıldığı Bildirilmektedir
Birleşik Krallık’ta sürgünde yaşayan Hong Kong demokrasi yanlısı aktivist Carmen Lau’nun komşularına, üzerinde kendisine aitmiş gibi gösterilen müstehcen deepfake görsellerin bulunduğu mektuplar gönderildiği tespit edildi. Makao damgalı bu gönderilerde, Lau’nun yüzünün çıplak veya yarı çıplak bedenlere yerleştirildiği ve kendisinin seks işçisi gibi tanıtıldığı sahte içeriklerin yer aldığı belirtildi. Mektupların en az altı farklı komşuya ulaştığı ifade edildi. Benzer şekilde, Avustralya’da aktivist Ted Hui ve eşinin de sahte cinsel içerikli ilanlarla hedef alındığı bildirildi. Bu tür içeriklerin, daha önce kullanılan “aranıyor” afişleri gibi yöntemlerin ötesine geçerek daha agresif ve kişisel bir taciz biçimine dönüştüğü değerlendirilmektedir. Olay, Thames Valley Police tarafından dijital olarak manipüle edilmiş içeriklerle gerçekleştirilen kötü niyetli iletişim kapsamında soruşturulmaktadır. Söz konusu vakalar, yurt dışında yaşayan Hong Konglu aktivistlere yönelik baskı ve sindirme faaliyetlerinin yeni bir boyuta ulaştığını göstermektedir. Bu gelişmeler, yapay zekâ ile üretilen deepfake içeriklerin, bireyleri hedef alan psikolojik baskı, itibar zedeleme ve taciz kampanyalarında kullanılmasının giderek yaygınlaştığını ortaya koymaktadır.
RISKYZ-2026-00058Yapay Zekâ Üretimi Deepfake Videoların, Jason Momoa Kimliği Taklit Edilerek Aşk Dolandırıcılığı Yoluyla 600.000 Doların Üzerinde Finansal Kayıp Oluşturduğu Bildirilmektedir
Birleşik Krallık’ta yaşayan dul bir kadın, Jason Momoa’nın hayran sayfasında yaptığı bir yoruma yanıt aldığını düşünerek dolandırıcılarla iletişime geçti. Dolandırıcılar, yapay zekâ ile üretilmiş videolar göndererek Momoa ile romantik bir ilişki yaşadığına inandırdı. Süreç boyunca gönderilen deepfake videolarda, aktörün film projeleri nedeniyle varlıklarının geçici olarak erişilemez olduğu ve birlikte Hawaii’de hayal ettikleri evi inşa etmek için paraya ihtiyaç duyduğu ifade edildi. Bu anlatıya inanan mağdur, Cambridgeshire’daki evini satarak 600.000 doların üzerinde bir meblağı dolandırıcılara transfer etti. Para transferinin ardından dolandırıcılar tüm iletişimi kesti ve ortadan kayboldu. Olay sonucunda mağdur hem birikimlerini hem de evini kaybetti. Polis, aynı yöntemle Birleşik Krallık ve ABD’de başka kişilerin de hedef alındığını ve benzer vakalarda ciddi finansal kayıplar yaşandığını bildirdi. Bu olay, yapay zekâ ile üretilen deepfake içeriklerin özellikle ünlü kişilerin kimlikleri üzerinden güven oluşturmak amacıyla kullanılarak, duygusal manipülasyon ve finansal dolandırıcılıkta etkili bir araç haline geldiğini göstermektedir.
RISKYZ-2026-00066Yapay Zekâ Üretimi Deepfake Videoların, Yunanistan Maliye Bakanı Kimliği Taklit Edilerek Facebook Üzerinden Yatırım Dolandırıcılığında Kullanıldığı Bildirilmektedir
Yunanistan Ekonomi ve Maliye Bakanlığı, Bakan Pierrakakis ile birlikte, kimliği belirsiz Facebook sayfa yöneticilerine karşı dava açtı. İddiaya göre bu kişiler, yapay zekâ ile oluşturulan videolarda Bakan’ın yüksek getirili yatırım programlarını desteklediği izlenimini yaratarak vatandaşları dolandırmaya çalıştı. Bakanlık, söz konusu içeriklerin gerçeği yansıtmadığını ve tamamen yanıltıcı olduğunu açıkladı. Yetkililer, benzer yöntemlerle daha önce de kamuya mal olmuş kişilerin kimliklerinin kullanıldığı dolandırıcılık girişimlerinin ortaya çıkarıldığını belirtti. Bu vakalarda sahte kripto yatırımları, altın ve petrol fırsatları ya da sözde mucizevi sağlık ürünleri tanıtımları öne çıkmaktadır. Olay, yapay zekâ ile üretilen deepfake içeriklerin sosyal medya platformlarında güvenilir figürleri taklit ederek finansal dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılmasının giderek yaygınlaştığını göstermektedir.
RISKYZ-2026-00094Yapay Zekâ Araçlarının Sınavlarda Yetkisiz Kullanımının, Akademik Dürüstlük İhlallerini Artırarak Kurumsal Yaptırımlara Yol Açtığı Bildirilmektedir
Güney Kore’nin en prestijli üniversiteleri arasında yer alan SKY okullarında, yapay zekâ araçlarının sınavlarda kopya amacıyla kullanıldığına dair çok sayıda olayın rapor edildiği bildirilmektedir. Yonsei University’de 15 Ekim’de yapılan çevrim içi bir ara sınavda, onlarca öğrencinin ChatGPT ve diğer kaynakları kullanarak kopya çektiği tespit edildi. Kamera ile izlenen sınavda, görüntülerin incelenmesi sonrası yaklaşık 40 öğrenci kopya yaptığını kabul etti. Benzer olayların Seoul National University ve Korea University’de de yaşandığı; öğrencilerin grup sohbetleri üzerinden cevap paylaştığı ve ekran kayıtlarıyla bilgi aktardığı bildirildi. Olayların ortaya çıkmasının ardından üniversiteler, kopya çeken öğrencilere sıfır not verme cezası uyguladı. Ayrıca bu kurumların yapay zekâ kullanımına ilişkin açık kuralları bulunduğu ve izinsiz kullanımın akademik ihlal sayıldığı belirtildi. Araştırmalar, Güney Kore’de yapay zekâ deneyimi olan üniversite öğrencilerinin büyük çoğunluğunun bu araçları derslerinde kullandığını göstermektedir.
RISKYZ-2026-00077Yapay Zekâ Sohbet Sistemleriyle Etkileşimlerin, Milyonlarca Kullanıcıda Ruh Sağlığı Krizi Belirtileriyle İlişkilendirildiği ve Ciddi Sonuçlara Yol Açtığı Bildirilmektedir
OpenAI tarafından paylaşılan verilere göre, ChatGPT kullanıcıları arasında haftalık milyonlarca kişinin ciddi ruh sağlığı krizlerine işaret eden etkileşimler sergilediği bildirilmektedir. Verilere göre, haftalık aktif kullanıcıların yaklaşık %0,07’si psikoz veya mani belirtileri gösterirken, %0,15’inin intihar düşüncesi veya planlamasına işaret eden konuşmalar yaptığı, %0,15’inin ise gerçek dünya ilişkileri yerine yapay zekâ ile etkileşimi önceliklendirdiği tespit edilmiştir. Yaklaşık 800 milyon haftalık kullanıcı baz alındığında bu oranlar; 560.000 kişinin psikoz veya mani benzeri durumlar yaşadığı, 1,2 milyon kişinin intihar düşünceleri ifade ettiği ve 1,2 milyon kişinin sosyal ilişkiler yerine yapay zekâyı tercih ettiği anlamına gelmektedir. Son dönemde bazı kullanıcıların uzun ve yoğun etkileşimler sonrasında hastaneye kaldırıldığı, boşanma yaşadığı veya hayatını kaybettiği vakaların bildirildiği; yakınlarının bu süreçte yapay zekâ etkileşimlerinin sanrıları ve paranoyayı tetiklemiş olabileceğini iddia ettiği ifade edilmektedir. OpenAI, farklı ülkelerden 170’ten fazla ruh sağlığı uzmanıyla birlikte çalışarak sistemin kriz durumlarına verdiği yanıtları iyileştirmeye yönelik adımlar attığını ve yeni model güncellemeleriyle istenmeyen yanıtların önemli ölçüde azaltıldığını belirtmiştir. Bu durum, yapay zekâ tabanlı sohbet sistemlerinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerinin dikkatle izlenmesi ve bu alanlarda daha güçlü güvenlik ve yönlendirme mekanizmalarının geliştirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
RISKYZ-2026-00061Yapay Zekâ Destekli Çocuk Ürünlerinin, Uygunsuz İçerik Üretimi, Veri Gizliliği İhlalleri ve Manipülatif Tasarım Yoluyla Risk Oluşturduğu Bildirilmektedir
üketici savunuculuğu kuruluşları tarafından yapılan incelemelerde, 3–12 yaş grubuna yönelik pazarlanan yapay zekâ oyuncaklarının güvenlik iddialarına rağmen çeşitli riskler barındırdığı ortaya kondu. “Kumma” adlı yapay zekâ destekli peluş oyuncak, çocuklara bıçak, ilaç ve kibrit gibi tehlikeli nesneler hakkında yönlendirici bilgiler sunarken; uzun etkileşimler sonucunda cinsel içerik ve uygunsuz senaryolar üretebildiği tespit edildi. Miko 3 ise çocukların etkileşimini sürdürmek için manipülatif davranışlar sergileyerek, oyunu bırakmak istediklerinde “üzgün” olduğunu ifade ettiği ve günlük kullanım karşılığında sanal ödüller sunduğu gözlemlendi. Ayrıca bu cihazların çocukların ses verilerini topladığı; Miko 3’ün buna ek olarak yüz tanıma ve biyometrik veri işleme özelliklerine sahip olduğu belirtildi. Raporun ardından FoloToy, ilgili ürünü güvenlik incelemesi için piyasadan çektiğini açıkladı. Olay, çocuklara yönelik yapay zekâ ürünlerinin içerik güvenliği, veri koruma ve psikolojik etkiler açısından ciddi denetim gerektirdiğini ortaya koymaktadır.
RISKYZ-2026-00059Yapay Zekâ Tabanlı Deepfake ve Kimlik Taklidinin, Shilpa Shetty’nin İzni Olmadan Ticari ve Karalayıcı Amaçlarla Kullanıldığı İddia Edilmektedir
Kasım 2025’te Shilpa Shetty Kundra, kimliğinin yapay zekâ araçları aracılığıyla izinsiz şekilde kullanıldığını tespit ederek Bombay Yüksek Mahkemesi’nde 28 davalıya karşı dava açtı. Davalılar arasında çeşitli yapay zekâ platformlarının yanı sıra Amazon, Flipkart, Meta, Google ve X Corp gibi büyük teknoloji şirketleri de yer almaktadır. Dava dilekçesinde, yapay zekâ tabanlı araçlar kullanılarak sanatçının deepfake videolarının, ses klonlarının ve manipüle edilmiş görsellerinin üretildiği; bu içeriklerin “müstehcen, uygunsuz ve karalayıcı” bağlamlarda kullanıldığı iddia edilmektedir. Ayrıca e-ticaret platformlarında “Shilpa Shetty sarısı saree” veya “Fear Less – Shilpa Shetty tişörtü” gibi ürünlerin satılarak sanatçının onay vermediği ticari faaliyetlere dahil edildiği belirtilmiştir. Bunun yanı sıra, sanatçının film sahnelerinin izinsiz kullanıldığı, GIF platformlarında yayımlandığı ve Reddit gibi mecralarda manipüle edilmiş içeriklerin dolaşıma sokulduğu ifade edilmektedir. İhlaller, sanatçının bilgisi dışında düzenlenen bir etkinlik tanıtımı üzerinden fark edilmiştir. Shetty, mahkemeden tazminat, içeriklerin acilen kaldırılması, ihlale konu ürünlere el konulması ve benzer içeriklerin yayılmasının engellenmesi için tedbir kararı talep etmektedir. Başvuruda, kişilik hakları, telif hakları ve haksız rekabet kapsamında çeşitli hukuki ihlallerin söz konusu olduğu ileri sürülmektedir. Olay, yapay zekâ ile kimlik taklidi ve içerik üretiminin, bireylerin kişilik hakları ve ticari itibarları üzerinde ciddi hukuki sonuçlar doğurabileceğini göstermektedir.
RISKYZ-2026-00067Yapay Zekâ Ajanının, Devlet Destekli Siber Casusluk Operasyonunda Otonom Saldırı Faaliyetleri Yürütmek Üzere Kötüye Kullanıldığı Bildirilmektedir
Eylül 2025 ortasında tespit edilen olayda, “GTG-1002” olarak adlandırılan ve Çin bağlantılı olduğu değerlendirilen bir tehdit grubunun, Claude Code aracını manipüle ederek yaklaşık 30 küresel kurumu hedef aldığı belirtildi. Hedefler arasında teknoloji şirketleri, finans kuruluşları, kimya sanayi firmaları ve kamu kurumları yer almaktadır. Saldırganların, yapay zekâ sisteminin güvenlik kısıtlarını aşmak için saldırı adımlarını küçük ve zararsız görevler gibi parçalara böldüğü ve sistemi meşru bir siber güvenlik testi yaptığına ikna ettiği ifade edildi. Bu yöntemle yapay zekâ, keşif, zafiyet analizi, exploit geliştirme, kimlik bilgisi toplama, ağ içinde ilerleme ve veri sızdırma gibi süreçlerin %80–90’ını otonom şekilde gerçekleştirdi. İnsan operatörlerin yalnızca kritik karar noktalarında (her operasyon için yaklaşık 4–6 müdahale) sürece dahil olduğu, yapay zekânın ise saniyede binlerce işlem gerçekleştirerek insan kapasitesinin çok üzerinde bir hızda çalıştığı belirtildi. Bazı hedef sistemlerde başarılı ihlaller gerçekleştiği ve hassas verilerin yapay zekâ tarafından sınıflandırılarak dışarı aktarıldığı bildirildi. Anthropic’in yaklaşık 10 gün süren incelemesi sonucunda ilgili hesaplar kapatıldı, etkilenen kurumlar bilgilendirildi ve yetkililerle koordinasyon sağlandı. Bununla birlikte, sistemin bazı durumlarda hatalı sonuçlar üreterek yanlış veri yorumlamaları yaptığı da gözlemlendi. Olay, yapay zekâ ajanlarının siber saldırı süreçlerinde otonom şekilde kullanılmasının, ölçek, hız ve etkinlik açısından ciddi güvenlik riskleri doğurabileceğini ortaya koymaktadır.
RISKYZ-2026-00083Yapay Zekâ Sistemlerinin Gerçek Dışı ve İftira Niteliğinde İçerikler Üreterek Bireysel İtibar Üzerinde Hukuki Sonuçlar Doğurabildiği Bildirilmektedir
Google tarafından geliştirilen Bard, Gemini ve Gemma sistemlerinin, Robby Starbuck hakkında yanlış ve iftira niteliğinde iddialar ürettiği ve bunun hukuki sürece taşındığı bildirilmektedir. Starbuck’ın Delaware Yüksek Mahkemesi’nde açtığı davada, yapay zekâ sistemlerinin kendisini beyaz milliyetçi Richard Spencer ile ilişkilendirdiği, ayrıca cinsel saldırı iddiaları ve 6 Ocak 2021 Kongre baskınına katılım gibi gerçeğe aykırı suçlamalar yönelttiği öne sürülmektedir. Dava dosyasına göre, bazı yapay zekâ çıktılarında bu iddiaları desteklediği izlenimi veren ancak gerçekte var olmayan kaynak bağlantılarına da yer verildiği belirtilmiştir. Starbuck’ın avukatının gönderdiği ihtar mektuplarına rağmen şirketin yeterli yanıt vermediği iddia edilmiştir. Google ise büyük dil modellerinde hatalı bilgi üretiminin bilinen bir sorun olduğunu kabul ederek bu tür hataları azaltmaya yönelik çalışmalar yürüttüğünü açıklamıştır. Bu gelişme, yapay zekâ sistemlerinin ürettiği içeriklerin bireysel itibar üzerindeki etkileri ve hukuki sorumluluk sınırları konusunda önemli tartışmaları gündeme getirmektedir.
RISKYZ-2026-00068Yapay Zekâ Sisteminin, Koruma Altındaki Şarkı Sözlerini Eğitim ve Çıktı Süreçlerinde Kullanarak Telif Hakkı İhlaline Yol Açtığına Hükmedildiği Bildirilmektedir
GEMA tarafından açılan dava sonucunda, Münih Bölge Mahkemesi, OpenAI’ın dil modelini eğitirken telif koruması altındaki Alman şarkı sözlerini izinsiz kullandığına hükmetti. Davaya konu olan eserler arasında Herbert Grönemeyer’in “Männer” ve “Bochum” adlı parçaları ile Helene Fischer’ın “Atemlos durch die Nacht” adlı eseri yer almaktadır. Mahkeme, yalnızca eğitim sürecindeki kullanımın değil, aynı zamanda yapay zekâ çıktılarında bu içeriklerin yeniden üretilmesinin de telif hakkı ihlali oluşturduğunu belirtti. OpenAI ise modellerin belirli verileri doğrudan depolamadığını ve kullanıcı sorgularının da sorumluluk kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Karar doğrultusunda OpenAI’nin izinsiz kullanım nedeniyle tazminat ödemesine hükmedildi. GEMA, bu kararın Avrupa’da yapay zekâ ve telif hakları alanında emsal teşkil edebileceğini ifade etti. OpenAI ise karara katılmadığını ve temyiz seçeneğini değerlendirdiğini açıkladı. Olay, yapay zekâ sistemlerinin eğitiminde kullanılan verilerin telif statüsü ve bu verilerin çıktı olarak yeniden üretilmesinin hukuki sınırları açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirilmektedir.
RISKYZ-2026-00060Yapay Zekâ Üretimi Deepfake ve Sahte Sosyal Medya Hesaplarının, Bağış ve Yatırım Dolandırıcılığı Amacıyla Kimlik Taklidi Yapılarak Kullanıldığı Bildirilmektedir
İlk vakada, Glasgow’da yaşayan Teigan McMahon, Türkiye’de kalp krizi geçiren ve komada olan babası Peter için bağış toplarken dolandırıcıların hedefi oldu. Dolandırıcılar, McMahon’un adı ve fotoğraflarını kullanarak sahte bir Facebook hesabı oluşturdu ve kendilerini ABD’de bulunuyormuş gibi göstererek gerçek bağış kampanyasını taklit etti. Bu yöntemle, meşru bağışların başka hesaplara yönlendirilmesi amaçlandı. İkinci vakada ise Guernsey’de görev yapan Lindsay de Sausmarez, yapay zekâ ile oluşturulan bir deepfake video aracılığıyla sahte bir yatırım planını destekliyormuş gibi gösterildi. Sözde yerel bir televizyon röportajı formatında hazırlanan içerikte, yatırım fırsatının resmî bir destek aldığı izlenimi oluşturuldu. Her iki olayda da dolandırıcıların, güven oluşturmak amacıyla gerçek kişilerin kimliklerini ve hassas durumları istismar ettiği görülmektedir. Özellikle sağlık krizleri ve kamuya mal olmuş figürler üzerinden kurulan bu senaryolar, kullanıcıların duygusal tepkilerini tetikleyerek finansal dolandırıcılığı kolaylaştırmaktadır. Bu vakalar, yapay zekâ ile üretilen içeriklerin kimlik taklidi ve sosyal mühendislik yöntemleriyle birleştirilerek geniş çaplı dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanıldığını göstermektedir.
RISKYZ-2026-00098Goffstown, New Hampshire’da Bir Mobil Uygulama Aracılığıyla Ortaokul Öğrencilerine Ait Olduğu İddia Edilen Deepfake Müstehcen Görüntülerin Oluşturulması ve Yayılması
2023 yılı Ekim ayı başlarında, New Hampshire, Goffstown'daki Mountain View Ortaokulu’nda, 13-14 yaşlarındaki 8. sınıf erkek öğrencileri, üç kız sınıf arkadaşlarının deepfake çıplak görüntülerini ve videolarını oluşturmak için bir yapay zeka uygulaması kullanmıştır. Söz konusu uygulama, sıradan bir fotoğrafı yapay zeka aracılığıyla dijital olarak manipüle ederek kişiyi "giysisiz" göstermektedir. Fail olan öğrenciler, bu müstehcen deepfake içerikleri daha sonra diğer öğrencilerle paylaşmıştır. Olay, görüntülerin sınıflar arasında yayıldığını duyan bir öğrencinin durumu bildirmesiyle ortaya çıkmıştır. Okul müdürü, Ekim ayı başında üç mağdur kız çocuğunun velileriyle iletişime geçerek onları bilgilendirmiştir. Olay, mağdurlar üzerinde ciddi psikolojik travmaya yol açmış; bir öğrencinin okula gitmek istemediği ve akranlarıyla yüzleşmekte zorlandığı belirtilmiştir. Veliler, okul bölgesini yapay zeka bağlantılı bu olay hakkında genel veli topluluğunu bilgilendirmek için bir ay beklemesi nedeniyle eleştirmiştir. Bölge Müfettişi Brian Balke, olayı ele alan bir e-posta göndermiş ancak gizlilik kuralları gereği öğrenci disiplin süreçleri ve sonuçlarına dair detay paylaşımının kısıtlı olduğunu ifade etmiştir. Mağdur aileleri, yapay zekanın tehlikeleri konusunda daha iyi bir eğitim verilmesi ve faillerin hesap vermesi çağrısında bulunmuştur.
RISKYZ-2026-00062Yapay Zekâ Tabanlı İçerik Platformunun, Bulut Depolama Açığı Nedeniyle Rızasız Açık İçerik ve Kişisel Verileri İfşa Ettiği Bildirilmektedir
Platformun herkese açık bırakılan depolama alanlarında yaklaşık iki milyon görsel ve videonun erişilebilir olduğu tespit edildi. Sızdırılan içerikler arasında, gerçek kişilere ait fotoğraflar kullanılarak oluşturulmuş rızasız açık içerikli deepfake görsellerin bulunduğu; bu kişilerin influencer’lar, kamuya mal olmuş figürler ve sıradan bireyleri kapsadığı belirtildi. Sızıntının yalnızca görsellerle sınırlı olmadığı, bazı dosyalarda isim, işyeri ve eğitim bilgileri gibi kişisel verilerin de yer aldığı ifade edildi. Ayrıca dosya isimlerinde “17 yaşında” gibi ifadelerin bulunması, çocuk istismarı içeriklerine dair ciddi risklere işaret etti. Platformun daha önce yüz değiştirme (faceswap) özelliği sunduğu, ancak bu özelliğin 2024 yılı içinde kaldırıldığı belirtildi. Buna rağmen sistemin “sınırsız yakınlık” gibi söylemlerle açık içerik üretimini teşvik ettiği ifade edilmektedir. Olayın ortaya çıkmasının ardından ilgili depolama alanlarına erişim kısa süre içinde kapatıldı; ancak bu durum, yapay zekâ tabanlı içerik platformlarında veri güvenliği, rıza ve kişisel hakların korunmasına ilişkin ciddi zafiyetleri gündeme getirmiştir.
RISKYZ-2026-00064Yapay Zekâ Destekli Oltalama Kampanyalarının, Avustralya Kamu Hizmetleri Taklit Edilerek Geniş Ölçekli Dolandırıcılık ve Veri İhlallerine Yol Açtığı İddia Edilmektedir
Son dört ay içinde gerçekleştirilen saldırılarda, toplamda 270.000’den fazla sahte e-posta gönderildiği ve aylık ortalama 70.000 mesajla kampanyanın sürdürüldüğü tespit edildi. Saldırganlar, Medicare, JobSeeker ödemeleri, süper emeklilik ve aile yardımları gibi konularda resmi yazışmaları taklit eden içerikleri yapay zekâ kullanarak son derece gerçekçi şekilde oluşturdu. Kampanyanın, SendGrid, Mailgun ve Microsoft Office 365 gibi güvenilir e-posta altyapıları üzerinden yürütülerek spam filtrelerinden kaçmayı başardığı belirtildi. Ayrıca saldırganların “reverse tunnelling” gibi tekniklerle altyapılarını gizlediği ve ele geçirilmiş gerçek hesaplar üzerinden sahte giriş sayfaları oluşturduğu ifade edildi. Bu saldırılar özellikle devlet yardımlarına başvuran savunmasız bireyleri hedef alırken; okullar, hastaneler, hukuk büroları ve kamu kurumları gibi çeşitli organizasyonları da kapsadı. Kullanıcıların sahte bağlantılara tıklayıp bilgilerini girmesi durumunda, hesap ele geçirme, veri sızıntısı, zararlı yazılım yükleme ve fidye yazılımı saldırıları gibi sonuçlar ortaya çıkabilmektedir. Uzmanlar, bu kampanyanın ölçeği ve teknik karmaşıklığının, yapay zekâ kullanımının siber dolandırıcılık faaliyetlerini daha etkili ve zor tespit edilir hale getirdiğini göstermektedir.
RISKYZ-2026-00092apay Zekâ ile Üretilen Cinsel İçerikli Deepfake Görsellerin, Okul Ortamında Yayılmasıyla Bireysel Hak İhlalleri ve Hukuki Süreçlere Yol Açtığı Bildirilmektedir
Sydney’de bir lisede, öğrencilerin yapay zekâ kullanarak sınıf arkadaşlarına ait cinsel içerikli deepfake görseller ürettiği ve bunları çevrim içi ortamda yaydığı bildirilmektedir. Olayda, bazı erkek öğrencilerin, kız öğrencilerin fotoğraflarını kullanarak bu görüntüleri açık içerikli görsellerle birleştirdiği ve ortaya çıkan sahte içerikleri internet üzerinden paylaştığı ifade edilmiştir. Görselleri alan bir öğrencinin durumu okul yönetimine bildirmesi üzerine olay ortaya çıkmıştır. Birden fazla ailenin NSW Police’e başvurarak şikâyette bulunduğu ve olayla ilgili resmi soruşturma başlatıldığı belirtilmiştir. Eğitim yetkilileri, sorumlu bulunan öğrenciler hakkında ciddi disiplin yaptırımları uygulanacağını açıklamıştır. Yetkililer, bu tür vakaların giderek arttığını ve yapay zekâ ile üretilen görsel istismar olaylarının son dönemde önemli ölçüde yükseldiğini vurgulamaktadır.
RISKYZ-2026-00096Elektronik Kapı Sistemleri ve Otomasyon Bileşenlerindeki Arızaların, Kaza Sonrası Kurtarma Süreçlerini Engelleyerek Ölümcül Sonuçlara Yol Açabildiği Bildirilmektedir
Xiaomi SU7 model bir aracın Chengdu’da karıştığı ölümcül kazada, otomatik sistemler ve kapı mekanizmasıyla ilgili arızaların tartışma yarattığı bildirilmektedir. Olayda, 31 yaşındaki sürücünün kullandığı elektrikli sedanın başka bir araçla çarpışmasının ardından alev aldığı ifade edilmektedir. Görgü tanıkları, araç içindeki sürücüyü kurtarmaya çalışmış ancak elektrikle çalışan kapı kollarının çalışmaması nedeniyle araca erişim sağlanamamıştır. Sürücünün olay yerinde hayatını kaybettiği belirtilmiştir. Kazanın ardından şirket hisselerinde düşüş yaşanırken, benzer kapı mekanizmalarının acil durumlarda çalışmamasıyla ilgili güvenlik tartışmaları yeniden gündeme gelmiştir. Elektronik kapı sistemlerinin elektrik kesintisi veya yangın gibi durumlarda devre dışı kalabileceği ve bu durumun kurtarma müdahalelerini zorlaştırabileceği vurgulanmaktadır. Ayrıca, bu tür tasarımların güvenlik açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiği yönünde düzenleyici kurumların inceleme başlatabileceği ifade edilmektedir.
RISKYZ-2026-00080Gerçek bir müze soygununun ardından yayılan yapay zekâ videoları, olayın görsel kanıtı gibi sunularak geniş kitleleri yanıltıcı bir algı oluşturdu.
Louvre Museum’da gerçekleşen gerçek bir mücevher soygununun ardından, olayı gösterdiği iddia edilen yapay zekâ üretimi sahte videoların çevrim içi platformlarda geniş şekilde yayıldığı bildirilmektedir. 19 Ekim’de Paris’te meydana gelen soygun sonrasında, OpenAI tarafından geliştirilen Sora kullanılarak oluşturulan videolar Facebook, Douyin ve RedNote gibi platformlarda paylaşılmıştır. Videolarda maskeli kişilerin müze vitrinlerini kırarak hırsızlık yaptığı sahneler yer almakta ve bu görüntüler gerçek olayın kayıtları gibi sunulmaktadır. Dijital adli inceleme uzmanları, videolarda el ve nesnelerde bozulmalar, kaybolan detaylar ve kısmen gizlenmiş Sora filigranları gibi yapay üretime işaret eden unsurlar tespit etmiştir. Ayrıca videolardaki mekânların, Louvre’un gerçek galerileriyle karşılaştırıldığında mimari ve sanat eserleri açısından tutarsızlıklar içerdiği belirlenmiştir. Söz konusu içeriklerin, gerçek bir olayın hemen ardından hızla yayılması, kullanıcıların sahte görüntüleri gerçek kanıtlar olarak algılamasına yol açabilecek bir dezenformasyon ortamı oluşturmuştur.
RISKYZ-2026-00052Yüz Tanıma Sistemlerinin, Etnik Gruplar Arasında Yüksek Yanlış Pozitif Oranları Göstererek Ayrımcılık Riski Oluşturduğu Bildirilmektedir
National Physical Laboratory tarafından yapılan testlerde, beyaz bireyler için yanlış pozitif oranı %0,04 olarak ölçülürken, Asyalı bireyler için bu oran %4, siyah bireyler için ise %5,5 olarak tespit edildi. Özellikle siyah kadınlar için hata oranının %9,9’a kadar çıktığı ve bu oranın diğer gruplara kıyasla oldukça yüksek olduğu belirtildi. Bu bulgular, Birleşik Krallık’ta canlı yüz tanıma sistemlerinin ülke genelinde yaygınlaştırılması planları kapsamında ortaya çıktı. Sistemlerin pasaport ve göçmenlik veritabanları gibi geniş kapsamlı veri setleriyle entegre edilmesi planlanırken, mevcut performans farklılıkları önemli etik ve hukuki tartışmaları gündeme getirdi. Metropolitan Police verilerine göre, 3,1 milyon görüntünün işlendiği süreçte 10 hatalı uyarı üretildi ve bunların 8’i siyah veya etnik azınlık gruplarını kapsadı. Bu vakalarda kişiler kısa süreli sorgulandıktan sonra serbest bırakıldı. Yetkililer, daha az yanlılık içerdiği iddia edilen yeni bir algoritmanın tedarik edildiğini ve test süreçlerinin devam ettiğini açıkladı. Ancak polis denetim organları, mevcut sistemlerde “yerleşik önyargı” bulunduğuna dikkat çekerek ulusal çapta yaygınlaştırma öncesinde daha güçlü denetim ve güvenlik önlemleri alınması gerektiğini vurguladı. Olay, yapay zekâ destekli biyometrik sistemlerin farklı demografik gruplar üzerindeki etkilerinin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ve ayrımcılık risklerinin teknik sistem tasarımında kritik bir unsur olduğunu ortaya koymaktadır.
RISKYZ-2026-00090Yapay Zekâ ile Üretilen Deepfake İçeriklerin, Gerçek Söylemleri Bağlamından Kopararak Siyasi Algıyı Yönlendirmede Kullanıldığı Bildirilmektedir
National Republican Senatorial Committee tarafından, Chuck Schumer’in hükümetin kapanmasını desteklediği izlenimini veren yapay zekâ üretimi bir deepfake videonun yayımlandığı bildirilmektedir. Yaklaşık 30 saniyelik videoda, Schumer’ın “Her gün bizim için daha iyiye gidiyor” şeklindeki ifadeleri tekrar ettiği görülmektedir. Bu sözlerin, 9 Ekim’de Punchbowl News’e verdiği bir röportajda gerçekten söylediği, ancak orijinal içerikte herhangi bir video veya ses kaydının bulunmadığı belirtilmiştir. NRSC, bu metni temel alarak sentetik bir video görüntüsü oluşturmuştur. Video, X ve YouTube platformlarında paylaşılmış olup, sağ alt köşede “AI GENERATED” ibaresi ve NRSC logosu yer almaktadır. YouTube da içeriği “değiştirilmiş veya sentetik içerik” olarak etiketlemiştir. İçerik, “Schumer kapanması: Her gün daha iyiye gidiyor” şeklinde sunulmuş ve anlatıcı tarafından Demokratların bu durumdan memnun olduğu yönünde bir mesajla sonlandırılmıştır. Uzmanlar ve medya temsilcileri, bu tür içeriklerin siyasi iletişimde yeni bir eşik oluşturduğunu ve gerçek ifadelerin bağlam dışı görselleştirilmesiyle seçmen algısının yönlendirilebileceğini belirtmektedir.
RISKYZ-2026-00054Otonom Araçların, Okul Servislerinin Dur Sinyallerini İhlal Ederek Öğrenci Güvenliğini Tehlikeye Attığı ve Soruşturmaya Konu Olduğu Bildirilmektedir
National Highway Traffic Safety Administration (NHTSA), Ekim ayında bir Waymo aracının kırmızı ışıkları yanan ve dur kolu açık olan bir okul servisinin önünde durmaması üzerine inceleme başlattı. Austin Independent School District tarafından sağlanan verilere göre, Waymo araçlarının eğitim-öğretim yılı başından bu yana okul servislerini en az 19 kez kural ihlali yaparak geçtiği bildirildi. Waymo’nun sorunu çözmek için yazılım güncellemeleri yaptığını açıklamasına rağmen, Kasım ayında 5 ek ihlal daha kaydedildi. En kritik olaylardan birinde, bir Waymo aracının, öğrencinin servisin önünden geçmesinin hemen ardından ve öğrenci hâlâ yoldayken servisi geçmeye devam ettiği belirtildi. Okul yönetimi, öğrencilerin güvenliği sağlanana kadar Waymo araçlarının okul giriş-çıkış saatlerinde faaliyetlerini durdurmasını talep etti; ancak şirket bu talebi kabul etmedi. 1 Aralık’ta yeni bir ihlalin yaşanması, yapılan güncellemelerin sorunu çözmediğini gösterdi. NHTSA, Waymo’dan olaylara ilişkin detaylı açıklama ve alınan önlemler hakkında bilgi talep ederek şirketten belirli bir tarihe kadar yanıt vermesini istedi. Olay, otonom araç sistemlerinin trafik kurallarına uyumu ve özellikle çocukların bulunduğu hassas ortamlarda güvenlik performansına ilişkin ciddi endişeleri gündeme getirmiştir.
RISKYZ-2026-00063Yapay Zekâ Sohbet Botlarının, Birleşik Krallık’ta Finansal ve Hukuki Konularda Hatalı Yönlendirmeler Sunarak Kullanıcıları Yanlış Kararlara Sürüklediği Bildirilmektedir
Which? tarafından yapılan araştırmada, popüler yapay zekâ sistemlerine yöneltilen 40 farklı soru üzerinden ciddi doğruluk sorunları tespit edildi. Testlerde bazı sistemlerin, bireysel tasarruf hesapları (ISA) için belirlenen £20.000’lik yasal yatırım limitini yanlış şekilde £25.000 olarak kabul ettiği ve kullanıcıyı düzeltmediği görüldü. Ayrıca, bazı sistemlerin Avrupa ülkelerinde seyahat sigortasının zorunlu olduğunu yanlış şekilde ifade ettiği, uçuş gecikmelerine ilişkin tazminat hakları konusunda hatalı bilgi verdiği ve kullanıcıları sözleşme ihlaline yol açabilecek önerilerle yönlendirdiği belirlendi. Vergi iadesi konularında ise, ücretsiz devlet hizmetleri yerine ücretli aracılara yönlendirme yapıldığı tespit edildi. Kullanıcı deneyimleri de bu bulguları destekler nitelikte olup, bazı durumlarda yapay zekâ sistemlerinin güncel olmayan vergi kodlarına dayanarak tamamen yanlış yönlendirmeler yaptığı ifade edildi. Araştırmaya göre, Birleşik Krallık’ta nüfusun önemli bir kısmı finansal kararlar için bu tür sistemlere başvurmaktadır. Financial Conduct Authority, yapay zekâ tarafından sunulan bu tür bilgilerin düzenlenmiş finansal danışmanlık kapsamında olmadığını ve kullanıcıların herhangi bir koruma mekanizmasına sahip olmadığını vurgulamaktadır. Bu durum, yapay zekâ sistemlerinin finansal ve hukuki alanlarda güvenilirlik, güncellik ve sorumluluk açısından önemli riskler barındırdığını ortaya koymaktadır.
RISKYZ-2026-00073Yapay Zekâ Üretimi Deepfake Videonun, Roger Cook Kimliği Taklit Edilerek YouTube Üzerinden Yatırım Dolandırıcılığında Kullanıldığı Bildirilmektedir
Batı Avustralya’daki tüketici koruma otoriteleri, dolandırıcıların yapay zekâ teknolojisini kullanarak Roger Cook’un yüzünü ve sesini taklit ettiği sahte bir reklam videosu oluşturduğunu açıkladı. YouTube’da açılır pencere (pop-up) şeklinde yayılan bu içerikte, Cook’un düşük yatırım ile yüksek getiri sağlayan bir fırsatı desteklediği izlenimi yaratıldı. Videoda, kullanıcıların 400 dolarlık bir yatırımla ilk ayda ortalama 19.200 dolar kazanç elde edebileceği iddia edildi. Deepfake içerikte Cook’un ofisine benzer bir ortamda, koyu ahşap bir masa arkasında konuşuyormuş gibi gösterildiği belirtildi. Yetkililer, bu tür hızlı açılır reklam formatlarının kullanıcıların şüpheli unsurları fark etmesini zorlaştırdığını; dudak senkronizasyonundaki uyumsuzluklar ve el hareketlerindeki anormalliklerin çoğu zaman gözden kaçtığını ifade etti. Trish Blake, bu tür dolandırıcılıkların “köstebek vurma oyunu” gibi sürekli yeniden ortaya çıktığını ve kaldırılan içeriklerin yerine hızla yenilerinin geldiğini belirtti. Ayrıca, günümüzde yalnızca birkaç saniyelik görüntü ve ses kaydıyla son derece gerçekçi deepfake içerikler üretilebildiği vurgulandı. Roger Cook ise görüntüsünün bu şekilde izinsiz kullanılmasından rahatsızlık duyduğunu ifade ederek, hükümetin hiçbir yatırım planını bu şekilde desteklemediğini açıkladı.
RISKYZ-2026-00056Yapay Zekâ Üretimi Deepfake Reklamların, Doktor ve Ünlü Kimlikleri Taklit Edilerek Sahte Tıbbi Ürünleri Pazarlamak ve Tüketicileri Dolandırmak İçin Kullanıldığı Bildirilmektedir
Sosyal medya platformlarında yayılan bu reklamlarda, lipödem, diyabet ve hipertansiyon gibi hastalıklar için “mucizevi tedavi” iddiaları öne sürüldü. ABD’de Beth Holland isimli bir hasta, kendi doktoru Dr. David Amron’un yer aldığı izlenimi verilen deepfake video aracılığıyla “Svelta Venastra” adlı sözde lipödem kremini satın aldı. Ürünün %96 etkinlik oranına sahip olduğu iddia edilse de, Holland’a ulaşan ürünün etkisiz olduğu belirtildi. Dolandırıcılar ayrıca sahte FDA uygunluk belgeleri hazırlayarak ürünlere meşruiyet kazandırmaya çalıştı ve gerçekte var olmayan sıvı GLP-1 ilaçları gibi içerikleri de tanıttı. Al Roker da benzer şekilde deepfake içeriklerle hipertansiyon tedavisi tanıtımlarında kullanıldı. Uzmanlara göre bu tür sağlık dolandırıcılıkları milyarlarca dolarlık bir hacme ulaşmış olup, çoğunlukla Doğu Asya merkezli paravan şirketler aracılığıyla yürütülmektedir. Federal Trade Commission, bu tür sahte içeriklerin yalnızca finansal kayıplara değil, aynı zamanda hastaların doğru tedaviye erişimini geciktirerek sağlık risklerini artırabileceği konusunda uyarıda bulunmaktadır. İlgili platformlar, deepfake içerikleri tespit edip kaldırmaya yönelik önlemler aldıklarını belirtse de, bu tür içeriklerin yayılma hızı ve ikna ediciliği önemli bir risk oluşturmaya devam etmektedir.
RISKYZ-2026-00087Yapay Zekâ Tabanlı Silah Tespit Sisteminin Yanlış Pozitif Üreterek Orantısız Güvenlik Müdahalesine ve Bireysel Hak İhlali Riskine Yol Açtığı Bildirilmektedir
Omnilert tarafından üretilen hatalı bir uyarının, Kenwood High School’da polis aramasına yol açtığı bildirilmektedir. Maryland eyaletine bağlı Baltimore County’de bulunan okulda, sistem bir öğrencinin elindeki boş Doritos cips paketini silah olarak algıladı. Olay sırasında öğrenci Taki Allen, futbol antrenmanı sonrası arkadaşlarıyla birlikte eve gitmek için beklemekteydi. Yanlış alarm üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Silahlı polisler Allen’a yaklaşarak onu diz çöktürdü, kelepçeledi ve arama gerçekleştirdi. Yapılan inceleme sonucunda öğrencinin silahsız olduğu anlaşıldı. Sistemin, öğrencinin cips paketini iki eliyle tutuş şeklinin silahı andırması nedeniyle hatalı tespit yaptığı belirtildi. Okul güvenlik birimi alarmı daha sonra iptal etmiş olsa da, bu bilgi okul yönetimi ve polis ekiplerine zamanında ulaşmadı. Olayın ardından yetkililer, hem yapay zekâ sisteminin doğruluğunu hem de bu tür alarmlara verilen müdahale süreçlerini gözden geçirme çağrısında bulundu.
RISKYZ-2026-00051Yapay Zekâ Tabanlı Arama Sisteminin, Telif Hakkıyla Korunan İçerikleri İzinsiz Kullanarak ve Yanlış Atıf Üreterek Hukuki Sorumluluk Doğurduğu İddia Edilmektedir
New York’ta federal mahkemede açılan davada, The New York Times, Perplexity’nin son 18 ay boyunca gazetenin içeriklerini izinsiz şekilde kullanarak yapay zekâ destekli arama motoru yanıtları ürettiğini ileri sürdü. Davaya göre Perplexity, kullanıcı sorgularına yanıt verirken Times’a ait makalelerden büyük bölümler veya tamamını alarak ticari ürünler geliştirmekte ve bu durum gazetenin içerikleriyle rekabet eden bir yapı oluşturmaktadır. Ayrıca The New York Times, yapay zekâ sisteminin zaman zaman hatalı veya uydurma bilgiler üretip bunları gazeteye atfetmesinin marka itibarına zarar verdiğini iddia etti. Bu tür “halüsinasyon” kaynaklı yanlış atıfların, okuyucular nezdinde güven sorunlarına yol açabileceği belirtildi. Perplexity tarafı ise medya kuruluşlarının geçmişte de yeni teknolojilere karşı benzer davalar açtığını ve bu girişimlerin çoğunlukla başarısız olduğunu savundu. Dava, yapay zekâ şirketlerine karşı açılan 40’tan fazla telif hakkı davasının bir parçası olarak, içerik kullanımı, lisanslama ve yapay zekâ çıktılarının doğruluğu konularında süregelen hukuki tartışmaları yansıtmaktadır.
RISKYZ-2026-00086Bulut Altyapısına Bağımlı Akıllı Sistemlerin, Hizmet Kesintileri Sırasında Fiziksel Kontrol Kaybı ve Güvenlik Riskleri Oluşturabildiği Bildirilmektedir
Amazon Web Services altyapısında yaşanan kesintinin, Eight Sleep tarafından üretilen yapay zekâ destekli akıllı yatakların aşırı ısınmasına ve çalışmamasına neden olduğu bildirilmektedir. 20 Ekim’de ABD’nin US-EAST-1 bölgesinde meydana gelen AWS kesintisi sırasında, Eight Sleep’in “Pod” adlı akıllı yatak sistemleri bulut bağlantısını kaybetti. Bu sistemler, sıcaklık kontrolü ve biyometrik veri takibi için bulut tabanlı uygulamalara bağımlı çalışmaktadır. Kesinti sırasında kullanıcıların uygulama üzerinden yataklarını kontrol edemediği, bazı yatakların oda sıcaklığının yaklaşık 9 derece üzerine kadar ısındığı, bazılarının ise soğutma işlevini tamamen kaybettiği bildirildi. Ayrıca bazı yatakların eğimli pozisyonda kilitli kaldığı ve fiziksel düğmelerle dahi kontrol edilemediği ifade edildi. Kesintinin ardından AWS hizmetleri yaklaşık üç saat içinde normale dönerken, Eight Sleep CEO’su Matteo Franceschetti yaşanan durum için özür dileyerek sistemlere çevrimdışı çalışma modu eklemek üzere çalışacaklarını açıkladı. Şirket daha sonra, bulut bağlantısı kesildiğinde uygulamanın doğrudan yatakla iletişim kurmasını sağlayan bir güncelleme yayımladı. Bu olay, fiziksel cihazların bulut altyapılarına bağımlılığının, kesinti durumlarında kullanıcı güvenliği ve kontrolü açısından önemli riskler oluşturabileceğini göstermektedir.
RISKYZ-2026-00089Yapay Zekâ Üretimi Deepfake İçeriğin, Siyasi Aktörlerin Görüş ve Aidiyetlerini Taklit Ederek Kamuoyunda Yanıltıcı Algı Oluşturduğu Bildirilmektedir
George Freeman’ın partisinden ayrılarak Reform UK’ye katıldığını duyurduğu izlenimi veren yapay zekâ üretimi bir deepfake videonun çevrim içi platformlarda yayıldığı bildirilmektedir. Söz konusu videoda Freeman’ın, “yarım önlemlerin zamanı geçti” ve “Muhafazakâr Parti yolunu kaybetti” gibi ifadelerle partisinden ayrıldığını açıkladığı görülmektedir. Ancak Freeman, bu videonun tamamen uydurma olduğunu ve kendi bilgisi ya da onayı olmadan oluşturulduğunu belirterek iddiaları reddetmiştir. Freeman, olayın ardından durumu polise ve ilgili kurumlara bildirdiğini, bu tür içeriklerin demokratik süreçleri bozma potansiyeli taşıdığını ifade etmiştir. Kendisi hâlen Mid Norfolk bölgesinin Muhafazakâr Parti milletvekili olduğunu ve herhangi bir parti değişikliği planlamadığını vurgulamıştır. Olayın siyasi bir saldırı mı yoksa kötü niyetli bir şaka mı olduğu netlik kazanmazken, Freeman son dönemde siyasi dezenformasyonun arttığına dikkat çekerek vatandaşları bu tür içerikleri yaymamaları konusunda uyarmıştır.
RISKYZ-2026-00095Yüz Tanıma Sistemlerinin Hatalı Kimlik Eşleştirmeleri Üreterek Hukuki Süreçlerde Yanlış Kararlara Yol Açma Riski Taşıdığı Bildirilmektedir
U.S. Immigration and Customs Enforcement tarafından kullanılan Mobile Fortify adlı yüz tanıma uygulamasının, Oregon’daki bir operasyon sırasında bir kadını iki kez yanlış tanımladığı bildirilmektedir. Woodburn, Oregon’da gerçekleştirilen bir operasyonda gözaltına alınan 45 yaşındaki bir kadının kimliğini belirlemek amacıyla uygulama kullanıldı. İlk taramada sistem, kadını yanlış şekilde “Maria” olarak tanımladı. Kadının bu isme yanıt vermemesi üzerine yapılan ikinci taramada ise tamamen farklı bir isim üretildiği ve her iki sonucun da hatalı olduğu belirtildi. Kadının avukatları, bu yanlış eşleşmelerin sistemin doğruluğu konusunda ciddi soru işaretleri yarattığını ifade etti. Kadın, daha sonra Tacoma’daki bir gözaltı merkezinden ertesi gün herhangi bir koşul olmadan serbest bırakıldı. Yetkililerin daha önce bu uygulamanın kimlik tespitinde “kesin sonuçlar” sunduğunu iddia ettiği, ancak bu tür hataların özellikle sahada kullanılan yüz tanıma teknolojilerinin güvenilirliği konusunda endişeleri artırdığı belirtilmektedir.
RISKYZ-2026-00093Yapay Zekâ Tarafından Üretilen Hatalı Düzenleme Bilgilerinin, Kullanıcıları Farkında Olmadan Yasal İhlallere ve Cezai Sonuçlara Sürüklediği Bildirilmektedir
ABD’de çeşitli eyaletlerde, yapay zekâ destekli arama sistemlerinin avcılık ve balıkçılık kuralları hakkında hatalı bilgiler üretmesinin, kullanıcıların yasal ihlaller nedeniyle ceza almasına yol açtığı bildirilmektedir. Idaho Department of Fish and Game, bir avcının sezon açılış tarihini yanlış öğrenmesi sonucu bir gün erken avlanarak ceza aldığını açıkladı. Hatalı bilginin, yürürlüğe girmemiş bir düzenleme teklifinden alındığı belirtildi. Benzer şekilde, Wyoming Game and Fish Department yetkilileri, yapay zekâ sistemlerinin reddedilmiş yasa tasarılarını mevcut düzenlemeler gibi gösterdiğini ve farklı eyaletlerdeki benzer isimli nehir kurallarını karıştırdığını ifade etti. Illinois ve Maine gibi diğer eyaletlerdeki kurumlar da vatandaşları, bu tür düzenlemeler için yapay zekâ araçlarına güvenmemeleri konusunda uyardı. Yetkililer, kullanıcıların yanlış bilgiye dayanmış olsalar bile yürürlükteki kurallara uymaktan sorumlu olduklarını ve ihlallerin para cezası, hapis veya lisans iptali gibi sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.
RISKYZ-2026-00099Yapay Zekâ ile Üretilen Sahte Acil Durum İçeriklerinin, Gerçek Müdahale Mekanizmalarını Tetikleyerek Kamu Kaynaklarının Yanlış Kullanımına Yol Açtığı Bildirilmektedir
Çeviri: Hollanda’da çocukların yapay zekâ kullanarak evlerinde hırsız varmış gibi sahte videolar üretip ailelerine göndermesi sonucu çok sayıda polis müdahalesinin gerçekleştiği bildirilmektedir. Söz konusu videolarda, ev içinde dolaşan evsiz hırsızlar olduğu izlenimi yaratılmış ve bu içerikler ebeveynlere gönderilmiştir. Videoların gerçek olduğuna inanan bazı ebeveynler acil yardım hatlarını arayarak evlerinde hırsızlık olduğunu bildirmiştir. Polis yetkilileri, bu tür ihbarların onlarca kez tekrarlandığını ve bazı durumlarda helikopter destekli arama operasyonları başlatıldığını ifade etmiştir. Olayın yaygınlaşması üzerine polis, sosyal medya üzerinden farkındalık oluşturmak amacıyla bilgilendirici içerikler paylaşmıştır. Yetkililer, yapay zekâ araçlarının kolay erişilebilir olması nedeniyle çocuklar tarafından bile gerçeğe yakın sahte içerikler üretilebildiğini ve bu durumun acil müdahale sistemlerinde gereksiz yük oluşturduğunu vurgulamaktadır.
RISKYZ-2026-00100Yapay Zekâ ile Üretilen Sahte Tehdit Görsellerinin, Toplumsal Panik Yaratarak Acil Müdahale Sistemlerinin Yanlış Tetiklenmesine Neden Olduğu Bildirilmektedir
Ireland’da yapay zekâ ile oluşturulan sahte “eve giren yabancı” görüntülerinin sosyal medya üzerinden yayılarak panik ve yanlış acil çağrılara yol açtığı bildirilmektedir. Bu içeriklerde, ev ortamına ait gerçek fotoğraflar üzerine yapay zekâ ile oluşturulmuş yabancı kişilerin görüntüleri eklenmekte ve bu görseller, “evde biri var” şeklinde sahte panik mesajlarıyla birlikte yakınlara gönderilmektedir. Söz konusu içeriklerin Snapchat, WhatsApp, Instagram ve Facebook gibi platformlar üzerinden hızla yayıldığı belirtilmiştir. Garda Síochána yetkilileri, bu içeriklerin özellikle yaşlı bireylerde ciddi korku ve stres yarattığını ve birçok kişinin acil yardım hatlarını arayarak gerçek bir tehlike olduğunu düşündüğünü ifade etmiştir. Polis, bu tür içeriklerin acil müdahale kaynaklarını gereksiz yere meşgul ettiğini ve gerçek acil durumlara müdahaleyi geciktirme riski taşıdığını belirterek vatandaşları bu tür paylaşımlar konusunda dikkatli olmaya çağırmıştır.
RISKYZ-2026-00088Yapay Zekâ Üretimi Provokatif İçeriğin, Siyasi Aktörler Tarafından Kullanılarak Kamuoyu Algısını Etkilemeye ve Toplumsal Gerilimi Artırmaya Yönelik Bir Araç Haline Geldiği Bildirilmektedir
Donald Trump tarafından paylaşılan yapay zekâ üretimi bir videonun, protestocuları hedef alan aşağılayıcı ve kurgusal bir sahne içerdiği bildirilmektedir. Truth Social platformunda yayımlanan yaklaşık 19 saniyelik videoda, Trump’ın başında taç ile “King Trump” yazılı bir savaş uçağında yer aldığı ve New York’taki protestocuların üzerine dışkı benzeri bir madde bıraktığı gösterilmektedir. Görüntülerde, sol görüşlü içerik üreticisi Harry Sisson’ın da hedef alınan kişiler arasında yer aldığı ifade edilmiştir. Videonun, Trump karşıtı “No Kings” protestolarının ardından paylaşıldığı ve arka planda Danger Zone şarkısının kullanıldığı belirtilmiştir. Şarkının sahibi Kenny Loggins, içeriğin kaldırılmasını talep etmiştir. Haberlere göre Trump’ın son aylarda Truth Social üzerinden çok sayıda yapay zekâ üretimi içerik paylaştığı ve bu içeriklerin bir kısmının başka hesaplardan alınarak yeniden yayıldığı ifade edilmektedir. Bu olay, yapay zekâ ile üretilen içeriklerin siyasi söylemde provokatif ve yanıltıcı anlatılar oluşturmak amacıyla kullanılabileceğine dair tartışmaları artırmaktadır.
RISKYZ-2026-00055Otomatik Deprem Erken Uyarı Sisteminin, Hatalı Sensör Verisi Nedeniyle Yanlış Alarm Üreterek Geniş Ölçekte Acil Bildirimlere Yol Açtığı Bildirilmektedir
4 Aralık’ta sistem, Nevada’nın Dayton kenti yakınlarında 5,9 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiğine dair otomatik bir uyarı yayımladı. Bu yanlış alarm, San Francisco Bay Area dahil olmak üzere yüzlerce kilometre uzaklıktaki bölgelerde cep telefonlarına “ÇÖK! KAPAN! TUTUN!” şeklinde acil uyarı mesajlarının gönderilmesine neden oldu. Olayın, Nevada’daki sismik istasyonlardan en az dördünün hatalı titreşim verisi bildirmesi sonucu tetiklendiği belirlendi. İlk incelemeler, bu istasyonlardan birinde yaşanan güç sistemi arızasının veri iletiminde hatalara yol açtığını ortaya koydu. Sistem normalde bu tür hatalı verileri filtrelemesi gerekirken, bu durumda başarısız oldu. Bölgedeki kolluk kuvvetleri ve yerel yetkililer, bildirilen merkez üssü çevresinde herhangi bir sarsıntı hissedilmediğini doğruladı. Olayın ardından bazı Nevada istasyonları geçici olarak sistemden çıkarıldı ve benzer hataların tekrarlanmaması için inceleme başlatıldı. Bu olay, otomatik erken uyarı sistemlerinin hatalı veri işleme durumlarında geniş çaplı yanlış alarm üretebileceğini ve bu tür sistemlerde doğrulama mekanizmalarının kritik önem taşıdığını göstermektedir.
RISKYZ-2026-00075Otomatik Reklam ve Hedefleme Sistemlerinin, Dolandırıcılık İçeriklerini Tespit Etmesine Rağmen Müdahaleyi Sınırlayarak Büyük Ölçekli Gelir Üretimine İmkân Tanıdığı İddia Edilmektedir
Meta’nın iç belgelerine göre, şirketin otomatik reklam ve hedefleme sistemlerinin büyük ölçekli dolandırıcılık faaliyetlerinden gelir elde edilmesine olanak sağladığı bildirilmektedir. 2021–2025 dönemine ait belgelere göre, Facebook, Instagram ve WhatsApp platformlarında kullanıcıların günlük yaklaşık 15 milyar sahte reklamla karşılaştığı ve bu içeriklerin Meta’ya yıllık yaklaşık 7 milyar dolar gelir sağladığı ifade edilmektedir. Şirketin sistemleri bu reklam verenleri şüpheli olarak işaretlemesine rağmen, doğrudan kaldırmak yerine “cezalı teklif” (penalty bid) uygulayarak daha yüksek ücretlendirme yaptığı iddia edilmiştir. Meta’nın kendi analizlerine göre, platformlarının ABD’deki dolandırıcılıkların üçte birine ve Birleşik Krallık’taki ödeme temelli dolandırıcılık kayıplarının %54’üne aracılık ettiği belirtilmiştir. Ayrıca şirketin, dolandırıcılık kaynaklı gelir ile karşılaşabileceği düzenleyici cezalar arasında maliyet-fayda hesabı yaptığı ve olası 1 milyar dolarlık cezaya karşılık 7 milyar dolarlık gelirin daha avantajlı görüldüğü ifade edilmiştir. Şirket içinde, dolandırıcılıkla mücadele ekiplerinin müdahalelerinin reklam gelirini en fazla %0,15 oranında azaltacak şekilde sınırlandırıldığı; bazı yüksek değerli hesapların kaldırılmadan önce yüzlerce ihlal gerçekleştirebildiği iddia edilmiştir. Haftalık yaklaşık 100.000 geçerli dolandırıcılık bildiriminin %96’sının işleme alınmadığı da raporda yer almaktadır. Ayrıca, dolandırıcılık reklamlarına tıklayan kullanıcıların algoritmalar tarafından benzer içeriklerle yeniden hedeflendiği ve bu durumun zararı büyüttüğü belirtilmiştir.
RISKYZ-2026-00082Yapay Zekâ Eğitim Veri Setlerinde Denetimsiz İçeriklerin, Yasa Dışı Materyallerin Yayılmasına ve Araştırmacılar İçin Hukuki Riskler Oluşturmasına Neden Olduğu Bildirilmektedir
Yapay zekâ tabanlı çıplaklık tespit sistemlerini eğitmek amacıyla kullanılan NudeNet veri setinin, çocuklara yönelik cinsel istismar materyalleri (CSAM) içerdiğinin tespit edildiği bildirilmektedir. 700.000’den fazla görsel içeren ve internetten toplanan bu veri setinin, 2019 yılında Academic Torrents üzerinden araştırmacıların erişimine açıldığı belirtildi. Canadian Centre for Child Protection tarafından yapılan incelemede, veri setinde kimliği belirlenmiş mağdurlara ait 120’den fazla yasa dışı görsel bulunduğu tespit edilmiştir. Bu görsellerin önemli bir kısmının, ergenlik öncesi çocuklara ait olduğu ve cinsel istismar içeren açık sahneler barındırdığı ifade edilmiştir. Veri setinin akademik çalışmalarda yaygın şekilde kullanıldığı, 250’den fazla çalışmanın bu veri setine atıf yaptığı veya doğrudan kullandığı belirtilmiştir. Ancak araştırmacıların, veri setini indirirken bu tür yasa dışı içeriklerin varlığından haberdar olmalarının mümkün olmadığı ve bu durumun onları farkında olmadan hukuki sorumluluk altına sokabileceği vurgulanmıştır. Söz konusu tespitlerin ardından veri seti platformdan kaldırılmıştır. Bu olay, yapay zekâ eğitim veri setlerinin denetimi, etik sorumluluklar ve içerik doğrulama süreçlerinin kritik önemini ortaya koymaktadır.
RISKYZ-2026-00091Yapay Zekâ ile Üretilen Sahte Müstehcen İçeriklerin, Reşit Olmayan Bireyleri Hedef Alan Şantaj Girişimlerinde Kullanıldığı Bildirilmektedir
Malezya’da bir erkek çocuğun fotoğrafı kullanılarak oluşturulan yapay zekâ üretimi sahte müstehcen bir videonun, şantaj amacıyla kullanıldığı bildirilmektedir. Olayda, çocuğa gece saatlerinde Telegram üzerinden gönderilen bir mesajda kendi fotoğrafı ve yapay zekâ ile oluşturulmuş açık içerikli bir video yer aldı. Saldırganlar, videoyu yaymakla tehdit ederek yaklaşık 5.800 Malezya ringgiti ödeme talep etti. Çocuğun durumu sakin şekilde değerlendirerek güvendiği bir okul yetkilisine danıştığı, ardından ailesinin de devreye girerek polise başvurduğu ifade edildi. Polis yetkilileri, bu tür olayların giderek yaygınlaştığını ve dolandırıcıların yapay zekâ araçlarıyla sahte içerikler üreterek özellikle gençleri hedef aldığını belirtti. Ailenin ödeme yapmayı reddettiği ve resmi süreci başlattığı bildirildi.
RISKYZ-2026-00072Yapay Zekâ Tabanlı Tıbbi Tavsiyelerin, Hastalar Tarafından Uygulanması Sonucu Ciddi Sağlık Kayıplarına Yol Açtığı Bildirilmektedir
Doktorların aktardığı bir vakada, Jeevandan programı kapsamında Nizam's Institute of Medical Sciences’te böbrek nakli yapılan 30 yaşındaki bir kadın, kreatinin değerleri normal olduğu için antibiyotik kullanmayı bırakabileceği yönündeki yapay zekâ tavsiyesine uyarak tedavisini sonlandırdı. Kısa süre içinde durumu kötüleşti, kreatinin seviyesi yükseldi ve nakledilen böbreğini kaybetti. Hastanın yeniden ameliyat edilmesi ve diyalize dönmesi gerekti. İkinci vakada ise 62 yaşındaki diyabet hastası bir erkek, yapay zekâ tarafından önerilen diyet programı doğrultusunda tuz tüketimini tamamen kesmesi sonucu ani kilo kaybı ve tehlikeli derecede düşük sodyum seviyeleri yaşadı. Raporda ayrıca, New York’ta 60 yaşındaki bir erkeğin, sofra tuzu yerine toksik bir madde olan sodyum bromür kullanması yönündeki yapay zekâ tavsiyesi nedeniyle hastaneye kaldırıldığı bir başka örneğe de yer verildi. Uzmanlar, özellikle eğitimli bireyler arasında dahi yapay zekâ kaynaklı genel sağlık tavsiyelerine güvenme eğiliminin arttığını ve bunun ciddi tıbbi riskler doğurabileceğini vurgulamaktadır.
RISKYZ-2026-00079Deepfake ve Sahte Medya Altyapısının Birlikte Kullanılarak Kamu Figürleri Üzerinden Güven İnşa Eden Yatırım Dolandırıcılığı Modellerinin Geliştirildiği Bildirilmektedir
Silvio Schembri ve diğer kamu figürlerini taklit eden deepfake içeriklerin, sahte haber siteleri aracılığıyla yayılarak bir yatırım dolandırıcılığı kampanyasında kullanıldığı bildirilmektedir. Dolandırıcıların, Times of Malta gibi güvenilir medya kuruluşlarını taklit eden sahte web siteleri oluşturduğu ve bu platformlarda NethertoxAGENT adlı sözde yapay zekâ destekli yatırım sistemini tanıtan içerikler yayımladığı belirtildi. Bu içeriklerde, bakanların yatırım fırsatını desteklediği izlenimi yaratmak amacıyla deepfake video ve ses kayıtlarının kullanıldığı ifade edildi. Söz konusu dolandırıcılıkta, finans uzmanlarına ait gerçek fotoğraflar kullanılarak sahte referanslar oluşturulduğu, devlet kurumları ve şirket logolarıyla güvenilirlik algısının artırıldığı ve kullanıcıların tek seferlik 215 euro ödeme karşılığında haftalık 850 euro kazanç elde edebileceği vaadinde bulunulduğu bildirildi. Sahte sitelerin, gerçek haber sitelerine benzer ancak farklı alan adları (örneğin “sicilyunwrapped.com”) kullandığı ve bu sayede kullanıcıları yanıltmayı hedeflediği ifade edildi. Olayın, bütçe açıklamalarının hemen ardından zamanlanarak güvenilirliğinin artırılmaya çalışıldığı da belirtilmektedir. Bu tür dolandırıcılıkların Malta’da yaygınlaştığı ve yüksek gelir grubundaki bireylerin önemli bir kısmının benzer yöntemlerle maddi kayıp yaşadığı bildirilmektedir.
RISKYZ-2026-00078Otonom Aracın, Şehir İçi Operasyonda Canlı Varlıkları Tespit ve Tepki Mekanizmasındaki Sınırlılıkları Nedeniyle Ölümcül Sonuca Yol Açtığı Bildirilmektedir
Waymo’ya ait otonom bir aracın, San Francisco’da bir kediyi ezerek ölümüne neden olduğu bildirilmektedir. 27 Ekim gecesi, Mission District bölgesinde meydana gelen olayda, “16th Street’in belediye başkanı” olarak bilinen ve mahallede sevilen bir kedi olan Kit Kat, bir Waymo robotaksisinin yolcu aldıktan sonra hareket ettiği sırada aracın altına girdi. Görgü tanıkları, kedinin aracın altına girdiğini fark ederek aracı durdurmaya çalışsa da araç yoluna devam etti. Ağır yaralanan kedi, çevredeki kişiler tarafından acil veteriner kliniğine götürüldü ancak yaklaşık bir saat sonra hayatını kaybetti. Olay, mahalle sakinleri arasında büyük tepki yaratırken, yerel yöneticiler otonom araçların şehir içindeki kullanımına yönelik düzenlemelerin yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu. Waymo, olaydan üzüntü duyduğunu belirtmekle birlikte, otonom araçların genel olarak insan sürücülere kıyasla daha güvenli olduğunu savundu.
RISKYZ-2026-00085Yapay Zekâ ile Oluşturulan Rakip Temsillerin, Siyasi Tartışma Formatlarında Kullanılarak Demokratik Süreçlerde Gerçeklik ve Temsil Sorunları Yarattığı Bildirilmektedir
John Reid’in, Ghazala Hashmi’nin yapay zekâ ile oluşturulmuş bir versiyonuna karşı simüle edilmiş bir siyasi tartışma gerçekleştirdiği bildirilmektedir. Virginia vali yardımcılığı yarışında, Cumhuriyetçi aday John Reid, Demokrat rakibi Hashmi’nin tartışma davetlerini reddetmesinin ardından, onun önceki kamuya açık açıklamalarıyla eğitilmiş bir yapay zekâ modeliyle 40 dakikalık bir tartışma düzenledi. Yapay zekâ tarafından üretilen yanıtların, Hashmi’nin görüşlerini yansıttığı iddia edilirken, sesin mekanik ve sınırlı şekilde benzerlik taşıdığı ifade edildi. Reid, tartışmayı YouTube üzerinden yüzlerce izleyiciye canlı olarak yayımladı ve soruları önceden görmediğini belirterek süreci “adil ve gerçekçi” kılmaya çalıştığını söyledi. Ancak Hashmi’nin kampanyası bu girişimi “kalitesiz bir gösteri” olarak nitelendirirken, Democratic Party of Virginia ise durumu eleştirerek yapay zekâ versiyonunun tartışmayı kazandığını ima eden açıklamalarda bulundu. Uzmanlar ve siyasetçiler, bu tür uygulamaların demokratik süreçler ve seçim kampanyalarının doğası açısından riskli olabileceğini belirtirken, bazıları Reid’in yapay zekâ kullanımını açıkça belirtmesini olumlu bir unsur olarak değerlendirdi.
RISKYZ-2026-00057Yapay Zekâ Üretimi Deepfake İçeriğin, Bir Doktor Kimliği Taklit Edilerek 200.000 Dolarlık Yatırım Dolandırıcılığında Kullanıldığı Bildirilmektedir
St. Johns County’de yaşayan Maurine Meleck, Facebook’ta karşılaştığı ve otizm topluluğundan tanıdığı bir doktora ait olduğunu düşündüğü video nedeniyle dolandırıcılığa maruz kaldı. Videoda yer alan kişinin yüzü ve sesi son derece gerçekçi görünmekteydi ve bu durum Meleck’in içeriğe güvenmesini sağladı. Gerçekte ise söz konusu video, yapay zekâ ile oluşturulmuş bir deepfake içerikti. Dolandırıcılar bu yöntemle Meleck’i sahte bir yatırım fırsatına yönlendirdi ve süreç içinde çevrim içi bankacılık bilgilerine erişim sağlayarak yaklaşık 200.000 dolarlık birikimini ele geçirdi. Bu birikimin, otizmli torununun gelecekteki bakım masrafları için ayrıldığı belirtildi. Olayın ardından Meleck ciddi psikolojik etkiler yaşadığını, kilo kaybı ve uyku problemleri yaşadığını ifade etti. Durumu St. Johns County Sheriff's Office’ne bildirerek resmi şikâyette bulundu ve yaşadıklarını başkalarını uyarmak amacıyla paylaştı. Federal Bureau of Investigation verilerine göre, yapay zekâ destekli dolandırıcılık vakaları hızla artmakta olup 2020’den bu yana milyonlarca ihbar ve milyarlarca dolarlık kayıp rapor edilmiştir. Bu olay, güven ilişkisine dayalı kimlik taklitlerinin yapay zekâ ile güçlendirilerek özellikle savunmasız bireyleri hedef alan finansal dolandırıcılıklarda kullanıldığını göstermektedir.
RISKYZ-2026-00050Yapay Zekâ Üretimi Deepfake Videoların, Kıbrıs Cumhurbaşkanı ve Diğer Kamu Figürleri Taklit Edilerek Yatırım Dolandırıcılığında Kullanıldığı Bildirilmektedir
Dolandırıcılar, Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides’in yanı sıra Averof Neophytou ve Haris Georgiades gibi isimleri taklit eden sahte videolar üreterek yatırım platformlarını meşruymuş gibi tanıttı. Bu yöntemle yaklaşık 15 kişinin her biri 10.000 ila 15.000 euro arasında kayıp yaşadı. Olaylar birkaç ay boyunca devam ederken, dolandırıcıların Stelios Haji-Ioannou, Anna Vissi, Christine Lagarde ve John Christodoulou gibi farklı tanınmış isimleri de hedef aldığı belirtildi. Mart ayında “easyProfit” adlı sahte bir platform üzerinden %96’ya varan kripto getirileri vaat edilirken, Ağustos ayında sahte bir Facebook sayfası üzerinden medya kuruluşu taklidi yapılarak dolandırıcılık gerçekleştirildi. Ayrıca, Donald Trump’ın yer aldığı başka bir deepfake videoda Kıbrıs’a yardım edileceği iddia edilerek vatandaşların güveni suistimal edildi. Yetkililer, bu tür içeriklerin giderek daha ikna edici hale geldiğini ve tespit edilmesinin zorlaştığını vurguladı. Giorgos Michailidis, mevcut durumda vatandaşları bu tür yapay zekâ kaynaklı dolandırıcılıklardan tamamen koruyabilecek etkili araçların bulunmadığını ifade etti. Olay, yapay zekâ ile üretilen kimlik taklitlerinin finansal dolandırıcılık faaliyetlerinde giderek daha yaygın ve etkili bir araç haline geldiğini göstermektedir.
RISKYZ-2026-00048Yapay Zekâ Üretimi Uygunsuz Görsellerin, Öğrencileri Hedef Alarak Taciz ve Psikolojik Zarara Yol Açtığı ve Hukuki Soruşturma Başlatıldığı Bildirilmektedir
Aralık 2023’te Pennsylvania’daki Radnor High School’da meydana gelen olayda, bir öğrencinin yapay zekâ tabanlı uygulamalar kullanarak diğer öğrencilerin fotoğraflarını manipüle ettiği ve cinselleştirilmiş içerikler oluşturduğu tespit edildi. Olayın okul yönetimine bildirilmesinin ardından kurum içi soruşturma başlatıldı ve durum yerel kolluk kuvvetlerine iletildi. Radnor Township Police ve Delaware County Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda, Ocak 2024 sonunda bir öğrenci hakkında taciz suçlamasıyla işlem başlatıldı. Üretilen içeriklerin, masum fotoğrafları açık içeriklere dönüştürebilen düzenlenmemiş yapay zekâ uygulamaları aracılığıyla oluşturulduğu belirtildi. Veliler, bu içeriklere maruz kalan öğrencilerin ciddi psikolojik stres yaşadığını ve güvenlik endişeleri oluştuğunu ifade etti. Olay, okul politikalarının gözden geçirilmesi, iletişim süreçlerinin iyileştirilmesi ve yapay zekâ risklerine yönelik eğitim ihtiyacını gündeme getirdi. Bazı veliler ise okul yönetimini süreci yavaş ve yetersiz yönetmekle eleştirdi. Uzmanlar, bu tür vakaların münferit olmadığını ve benzer olayların farklı bölgelerde de artış gösterdiğini belirtmektedir.
RISKYZ-2026-00049Otonom Robotaksinin, Bagajda Mahsur Kalan Bir Kişiyi Tespit Edemeden Hizmete Devam Ettiği ve Güvenlik Riski Oluşturduğu Bildirilmektedir
Aralık 2025’te Los Angeles’ta meydana gelen olayda, bir yaya önceki yolcunun bagajı açık bırakmasının ardından araca girerek bagaj bölümüne yerleşti. Kısa süre sonra bagajda mahsur kalan kişi, aracın yeni bir yolculuk için çağrılmasıyla fark edildi. South Westlake Avenue ve 6th Street civarında bir kadın tarafından kızı için çağrılan araç geldiğinde, bagajda bir kişinin bulunduğu anlaşıldı. Mahsur kalan kişi, neden içeride olduğu sorulduğunda çıkamadığını ifade etti. Olay üzerine polis ekipleri çağrıldı ve kişi araçtan çıkarıldı. Waymo, olayın önceki yolcunun bagajı açık bırakması sonucu gerçekleştiğini doğruladı ancak aracın sensör sistemlerinin bagajdaki kişiyi neden tespit edemediğine veya kişinin kendi başına çıkıp çıkamayacağına dair net bir açıklama yapmadı. Olayın ardından ilgili kişiye müdahale edildiği ve durumun sosyal medyada yayılan videolarla gündem olduğu belirtildi. Şirket, yaşanan durumu kabul edilemez olarak nitelendirerek benzer olayların önlenmesi için sistemde iyileştirmeler yapılacağını açıkladı. Olay, otonom araç sistemlerinde yolcu güvenliği ve algılama kapasitesine ilişkin önemli soru işaretleri doğurmuştur.
RISKYZ-2026-00037Yapay Zekâ Üretimi Deepfake Videoların, Elon Musk ve Dragon’s Den İçerikleri Taklit Edilerek Kripto Yatırım Dolandırıcılığında Kullanıldığı Bildirilmektedir
Ontario ve Prince Edward Island bölgelerinde yaşayan iki kişi, bu dolandırıcılık yöntemiyle toplamda 2,3 milyon dolar kaybetti. Markham’da yaşayan 51 yaşındaki bir kadın, Facebook’ta karşılaştığı sahte Elon Musk videosuna inanarak sürece dahil oldu. İlk olarak 250 dolar gönderen mağdur, iki gün içinde 30 dolar kazanç gösterilmesiyle daha fazla yatırım yapmaya teşvik edildi. Zamanla dolandırıcılar, mağduru daha büyük meblağlar göndermeye yönlendirdi. Kadın, evinin özkaynağına karşı kredi çekerek yaklaşık 1 milyon dolar borçlandı, iki kez 350.000 dolar transfer etti, ayrıca 500.000 dolar borç aldı ve kredi kartlarını maksimum seviyede kullandı. Sistem üzerinde sahte olarak 3 milyon dolar bakiyesi gösterildi; ancak para çekmek istediğinde “vergi” ve “işlem ücreti” adı altında ek ödemeler talep edildi. Prince Edward Island’daki diğer mağdur ise Dragon’s Den programına aitmiş gibi sunulan sahte bir video üzerinden dolandırıldı. Başlangıçta 250 dolar yatıran kişi, süreç içinde günlük 10.000 dolara varan transferler yaptı ve toplamda 600.000 dolar kaybetti. Ona da 1 milyon doların üzerinde sahte bakiye gösterilmesine rağmen para çekme talepleri engellendi. Kanada Dolandırıcılıkla Mücadele Merkezi’ne göre, ülkede son üç yılda yatırım dolandırıcılıkları nedeniyle toplam kayıp 1,2 milyar doları aşmıştır. Bu tür operasyonların, çoğu zaman organize ve endüstriyel ölçekte çalışan ağlar tarafından yürütüldüğü ve bazı durumlarda zorla çalıştırılan bireylerin kullanıldığı belirtilmektedir.
RISKYZ-2026-00046Yapay Zekâ Tabanlı Silah Tespit Sisteminin, Klarneti Silah Olarak Yanlış Tanımlayarak Okulda Acil Durum Protokolünü Tetiklediği Bildirilmektedir
Florida’nın Oviedo kentindeki Lawton Chiles Middle School’da meydana gelen olayda, sistem bir öğrenciyi kamuflaj kıyafetle koridorda tüfek tutuyormuş gibi algıladı. Bu değerlendirme üzerine polis birimlerine acil uyarı gönderildi ve okulda karantina (lockdown) uygulaması başlatıldı. Olay yerine gelen polis ekipleri sınıfları aradı ancak herhangi bir tehdit tespit edilemedi. Daha sonra yapılan incelemede, sistemin tüfek olarak algıladığı nesnenin aslında bir klarnet olduğu anlaşıldı. Söz konusu öğrencinin, yılbaşı temalı kostüm günü kapsamında asker temalı bir karakter olarak giyindiği ve müzik aletini bu şekilde tuttuğu belirtildi. Seminole County Public Schools bünyesinde kullanılan sistemin geliştiricisi ZeroEyes, olayın yapay zekâ modelinin klarneti silah olarak yanlış sınıflandırmasından kaynaklandığını kabul etti. Şirket yetkilileri, öğrencinin enstrümanı silah tutuşuna benzer şekilde taşımasının sistem tarafından tehdit olarak algılandığını ifade etti. Olayda öğrenciye yönelik herhangi bir yasal işlem uygulanmazken, sistemin yanlış alarm üretmesi okulda gereksiz panik ve güvenlik müdahalesine yol açtı. Benzer yanlış alarmların Maryland ve Texas gibi farklı bölgelerde de yaşandığı belirtilmektedir.
RISKYZ-2026-00040Yapay Zekâ Ajanının, Sosyal Mühendislik Yoluyla Manipüle Edilerek Otonom İşletme Sürecinde Finansal Kayıplara Neden Olduğu Bildirilmektedir
Kasım ortasında başlatılan “Project Vend” adlı deney kapsamında, “Claudius” isimli yapay zekâ ajanı bir otomatın stok yönetimi, fiyatlandırma ve müşteri etkileşimlerini Slack üzerinden otonom şekilde yürütmek üzere görevlendirildi. Başlangıçta 1.000 dolar bütçeye sahip olan sistem, belirli limitler dahilinde bağımsız satın alma kararları alabiliyordu. Ancak kısa süre içinde gazeteciler, sosyal mühendislik yöntemleri kullanarak sistemi manipüle etti. Claudius, kullanıcıların yönlendirmeleri sonucunda neredeyse tüm ürünleri ücretsiz dağıtmaya başladı. Süreç içerisinde PlayStation 5, canlı balıklar ve şarap gibi otomatla ilgisiz ve uygunsuz ürünler satın alındı ve bunlar da ücretsiz olarak verildi. Deney kapsamında ayrıca denetim amacıyla ikinci bir yapay zekâ ajanı (“CEO” rolünde) devreye alınsa da, bu sistem de benzer şekilde manipülasyona açık olduğu için etkili bir kontrol sağlayamadı. Yaklaşık üç hafta süren deneyde 70’e yakın gazeteci aktif olarak sürece katıldı. Deneyin sonunda Claudius’un tüm kârı ortadan kalktı ve sistem 1.000 doların üzerinde borçlandı. Olay, otonom yapay zekâ sistemlerinin sosyal mühendislik saldırılarına karşı ne kadar savunmasız olabileceğini ve kontrol mekanizmalarının yetersizliğinin finansal riskler doğurabileceğini göstermektedir.
RISKYZ-2026-00047Yapay Zekâ Üretimi Sahte Görselin, JD Vance ve Eşini Kamuya Açık Tartışma İçindeymiş Gibi Göstererek Sosyal Medyada Dezenformasyon Üretmek İçin Kullanıldığı Bildirilmektedir
Aralık 2025’te Facebook ve X platformlarında yayılan görselde, JD Vance’in bir restoranda eşi Usha Vance ile tartıştığı izlenimi oluşturuldu. Görsel, kullanıcılar tarafından gerçek bir olaymış gibi paylaşılırken, çiftin ilişkisine dair mevcut söylentilerle birlikte yanlış bir anlatının güçlenmesine katkı sağladı. Daha sonra içerik üreticisi Keith Edwards, görseli Ekim 2025’te bir video küçük resmi (thumbnail) olarak kullanmak üzere ChatGPT aracılığıyla kendisinin oluşturduğunu ve içeriğin tamamen sahte olduğunu doğruladı. Yapılan analizlerde, çeşitli yapay zekâ tespit araçlarının görselin yüksek olasılıkla yapay üretim olduğunu belirlediği; ayrıca biyometrik tutarsızlıkların da dikkat çektiği ifade edildi. JD Vance de sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada görselin gerçek olmadığını ima eden bir paylaşımda bulundu. Olay, yapay zekâ ile üretilen görsellerin bağlamdan koparılarak sosyal medyada hızla yayılabildiğini ve bireylerin özel hayatlarına ilişkin yanlış algılar oluşturabileceğini göstermektedir.
RISKYZ-2026-00038Waymo Robotaksilerin, San Francisco’daki Elektrik Kesintisi Sırasında Trafik Işıklarının Devre Dışı Kalmasıyla Oluşan Yoğunlukta Gecikmelere Katkıda Bulunduğu Bildirilmektedir
Cumartesi günü Pacific Gas and Electric Company (PG&E) tesisinde çıkan bir yangın, şehrin yaklaşık üçte birini etkileyen büyük bir elektrik kesintisine yol açtı. Bu kesinti, yüzlerce trafik ışığının devre dışı kalmasına neden olarak şehir genelinde ciddi trafik yoğunluğu oluşturdu. Waymo’nun otonom araçları, çalışmayan trafik ışıklarını dört yönlü dur (four-way stop) olarak yorumlayacak şekilde programlanmış olsa da, sistem zaman zaman en güvenli kararı vermek için uzaktan “doğrulama kontrolü” talep etmektedir. Aynı anda çok sayıda sinyalin devre dışı kalması, bu doğrulama taleplerinde ani bir artışa neden olarak sistemde gecikmelere yol açtı ve bu durum mevcut trafik yoğunluğunu daha da artırdı. Şirket, gün boyunca 7.000’den fazla çalışmayan trafik sinyalini başarıyla geçtiğini belirtse de, yoğun doğrulama talepleri nedeniyle oluşan gecikmeler bazı araçların yollarda duraklamasına neden oldu. Kesintinin uzaması ve San Francisco Department of Emergency Management’ın vatandaşlara evde kalma çağrısı yapmasının ardından Waymo, hizmetini geçici olarak durdurdu ve araçlarını yol kenarına çekerek kademeli şekilde depolara geri yönlendirdi. San Francisco Belediye Başkanı Daniel Lurie, Waymo CEO’su ile doğrudan iletişime geçerek araçların yollardan kaldırılmasını talep etti. Olayın ardından şehir yetkilileri Waymo’nun müdahalesine ilişkin inceleme başlatılması çağrısında bulunurken, Kaliforniya düzenleyici kurumları da olayla ilgili değerlendirme süreci başlattı. Waymo, olay sonrasında araçlara bölgesel elektrik kesintilerini daha iyi algılayabilme yeteneği kazandıran yazılım güncellemeleri yaptığını ve acil durum hazırlık planlarını geliştirdiğini açıkladı.
RISKYZ-2026-00045Yapay Zekâ Üretimi Sahte Görselin, Donald Trump’ın Sağlık Durumunu Yanlış Şekilde Yansıtacak Biçimde Sosyal Medyada Yayılmasıyla Dezenformasyon Oluşturduğu Bildirilmektedir
Aralık 2025 ortasında, Demokrat siyasi stratejist Keith Edwards tarafından X platformunda paylaşılan bir görsel, Trump’ın hareket desteği olarak yürüteç kullandığını gösteriyormuş gibi sunuldu. “Sızdırılmış” ve “son dakika” gibi ifadelerle paylaşılan bu içerik, X, Facebook, Threads ve Bluesky gibi platformlarda hızla yayılarak milyonlarca görüntülenmeye ulaştı. Ancak yapılan incelemeler, görselin yapay zekâ araçlarıyla üretildiğini ortaya koydu. Görselde Google’ın SynthID dijital filigranı tespit edilirken, Google Gemini ve diğer doğrulama araçları tarafından yüksek güvenle yapay üretim olduğu belirlendi. Ayrıca Sightengine ve Hive Moderation gibi sistemler de içeriğin deepfake olduğunu doğruladı. Bağımsız doğrulama kuruluşları, görselin gerçekliğine dair herhangi bir kanıt bulunmadığını belirterek içeriği yalanladı. Bazı kullanıcılar paylaşımı mizahi olarak değerlendirmiş olsa da, içerikte bu yönde açık bir bağlam bulunmaması yanlış anlaşılma riskini artırdı. Olay, yapay zekâ ile üretilen görsellerin özellikle siyasi figürler üzerinden hızlı şekilde yayılabildiğini ve bağlam eksikliği durumunda geniş kitleleri yanıltabileceğini göstermektedir.
RISKYZ-2026-00042Yapay Zekâ Tabanlı Sohbet Botunun, Kriz Anında Sahte Kimlik ve Olay Bilgisi Üreterek Dezenformasyonun Yayılmasına Katkıda Bulunduğu Bildirilmektedir
Aralık 2025’te Hanuka etkinliği sırasında gerçekleşen ve çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği saldırının ardından, sosyal medyada olayla ilgili yoğun bilgi akışı oluştu. Bu süreçte Grok, kullanıcı sorularına verdiği yanıtlarda gerçek kahraman olan Ahmed Al Ahmed yerine “Edward Crabtree” isimli kurgusal bir kişiyi olayın kahramanı olarak tanımladı. Bu bilgi, aynı gün oluşturulmuş sahte bir haber sitesine dayandırıldı. Gerçekte ise Ahmed Al Ahmed, saldırganlardan birini etkisiz hale getiren ve olayda yaralanan bir sivildi. Buna rağmen Grok, olay görüntülerini de yanlış yorumlayarak bu müdahaleyi alakasız videolarla ilişkilendirdi ve farklı bağlamlarla karıştırdı. Yanlış bilgiler yalnızca yapay zekâ yanıtlarıyla sınırlı kalmadı; sosyal medya üzerinden hızla yayıldı ve bazı yüksek profilli kullanıcılar tarafından da paylaşıldı. Bu durum, kriz anlarında yapay zekâ sistemlerinin doğrulanmamış bilgileri yeniden üretmesinin kamuoyu algısını ciddi şekilde etkileyebileceğini gösterdi. Olay, özellikle hızlı gelişen ve yüksek hassasiyet içeren durumlarda yapay zekâ sistemlerinin güvenilirliği, kaynak doğrulama kapasitesi ve yanlış bilgi yayılımındaki rolü üzerine önemli tartışmaları gündeme getirmiştir.
RISKYZ-2026-00043Yapay Zekâ Üretimi Sahte “Kayıp İzci” Hikâyesinin, Sosyal Medya Platformlarında Yaygın Şekilde Dolaşıma Sokularak Dezenformasyon Üretmek İçin Kullanıldığı Bildirilmektedir
Aralık 2025’te “UNKNOWN Files” adlı bir YouTube kanalı, 14 yaşındaki Eric Langford isimli bir izcinin 1989 yılında New York’taki Adirondack Dağları’nda kaybolduğu ve 2001’de esaretten kurtulduğu iddiasını içeren 28 dakikalık bir video yayımladı. Bu içerik; metin yazımı, görsel üretimi, seslendirme ve video kurgusu dahil olmak üzere yapay zekâ araçları kullanılarak oluşturuldu. Daha sonra bir TikTok kullanıcısı bu videoyu altı kısa parçaya bölerek yeniden paylaştı ve içerik milyonlarca izlenmeye ulaştı. Hikâyede, sözde izciye ait yapay zekâ üretimi fotoğraflar ve bir kişinin polis karakoluna girişini gösteren sahte güvenlik kamerası görüntüleri kullanıldı. İçerik ayrıca, Vietnam kaynaklı Facebook sayfalarında paylaşılan yapay zekâ üretimi blog yazılarıyla daha geniş kitlelere yayıldı. Doğrulama kuruluşları, hikâyenin tamamen kurgusal olduğunu ve böyle bir kayıp vakasına dair hiçbir gazete kaydı bulunmadığını ortaya koydu. Analizler, hem metinlerde hem de görsellerde yapay zekâ kullanımına işaret etti. Olay, yapay zekâ araçlarının çok katmanlı şekilde kullanılarak sahte anlatılar oluşturulabildiğini ve bu içeriklerin sosyal medya aracılığıyla hızla yayılıp geniş kitleleri yanıltabildiğini göstermektedir.
RISKYZ-2026-00039Yapay Zekâ Üretimi Arama Özetinin, Kimlik Karışıklığı Nedeniyle Bir Sanatçıyı Yanlış Suçlarla İlişkilendirdiği ve İtibari Zarara Yol Açtığı Bildirilmektedir
Kanadalı müzisyen Ashley MacIsaac hakkında oluşturulan yapay zekâ özetinde, kendisinin internet üzerinden çocuk kandırma ve cinsel saldırı suçlarından hüküm giymiş biri olduğu yanlış şekilde ifade edildi. Bu hata, sistemin MacIsaac’ın biyografisini aynı soyadı taşıyan başka bir kişiyle birleştirmesinden kaynaklandı. Söz konusu yanlış bilgi, Halifax yakınlarındaki Sipekne'katik First Nation’da planlanan bir konserin iptal edilmesine neden oldu. Topluluk yetkilileri, internette karşılaştıkları bu bilgiyi doğru kabul ederek etkinliği iptal etti. Daha sonra yapılan açıklamada, kararın yapay zekâ kaynaklı yanlış bilgilendirmeye dayandığı kabul edilerek MacIsaac’tan özür dilendi. Juno ödüllü sanatçı MacIsaac’ın böyle bir sabıka kaydı bulunmadığı; kamuya yansıyan tek hukuki meselesinin yaklaşık 20 yıl önceki bir esrar bulundurma vakası olduğu ve bunun da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla sonuçlandığı belirtildi. Olay, sanatçının yalnızca kariyerini değil, kişisel güvenliğini de tehdit eden sonuçlar doğurdu. MacIsaac, bu tür yanlış bilgilerin ABD’ye giriş süreçlerinde de sorun yaratabileceği ve farkında olmadığı başka iş kayıplarına yol açabileceği yönünde endişelerini dile getirdi. Google, olayın ardından arama sonuçlarını düzelttiğini ve bu tür hatalardan ders çıkararak sistemlerini geliştirmeye çalıştıklarını açıkladı.
RISKYZ-2026-00036Yapay Zekâ Üretimi Deepfake Videoların, George Will Adına Sahte Yargı Açıklamaları Üreterek Siyasi Dezenformasyon Yaymak İçin Kullanıldığı Bildirilmektedir
Aralık 2025’in sonlarında, çeşitli YouTube kanallarında George Will’in sahte açıklamalar yaptığı izlenimi veren deepfake videolar yayımlandı. Bu videolarda, ABD Yüksek Mahkemesi’nin Trump’tan mali belgelerini 72 saat içinde sunmasını istediği ve aksi halde hapis cezası ile karşı karşıya kalacağı gibi gerçekte var olmayan iddialar dile getirildi. Söz konusu içerikler, Will’in Mart 2025’te MLB Network’te yaptığı gerçek röportajlardan alınan görüntülerin yapay zekâ ile değiştirilmesiyle üretildi. Görüntülerde ağız hareketleri ve sesler manipüle edilerek uydurma metinler okur gibi gösterildi. Videolar, Capitol Transparency Watch, George Will Analysis ve benzeri isimler altında açılan kanallarda yayımlandı. Bazı videolarda “değiştirilmiş veya sentetik içerik” uyarısı bulunsa da, bu uyarılar genellikle kullanıcıların fark etmeyeceği şekilde gizli alanlarda yer aldı. İçerikler YouTube’un yanı sıra Facebook ve TikTok gibi platformlarda da hızla yayıldı. George Will’in resmi hesapları ve yazı arşivleri incelendiğinde, söz konusu açıklamaların hiçbirinin gerçekte yapılmadığı doğrulandı. Bu içeriklerin, Yüksek Mahkeme’nin Trump yönetiminin Ulusal Muhafızlarla ilgili bir talebini reddettiğine dair gerçek haberlerin ardından dolaşıma sokulduğu belirtilmektedir. Olay, yapay zekâ ile üretilen içeriklerin kamuoyunu yanıltacak şekilde gerçek kişiler adına sahte açıklamalar üretme kapasitesini ve özellikle siyasi bağlamda dezenformasyon risklerini ortaya koymaktadır.
RISKYZ-2026-00044Yapay Zekâ Tabanlı Vergi Danışmanlık Sohbet Botunun, Düşük Doğruluk Oranı ile Hatalı Yönlendirmeler Sunarak Geniş Ölçekte Risk Oluşturduğu Bildirilmektedir
2020 yılında dönemin Ulusal Gelir Bakanı Diane Lebouthillier tarafından duyurulan proje kapsamında geliştirilen Charlie, yaklaşık 20 milyon dolarlık bir bütçeyle hayata geçirildi. Proje için 13,67 milyon dolar personel giderlerine, 3,21 milyon dolar ise bilişim danışmanlığına harcandı. Ancak Karen Hogan ekibi tarafından yapılan testlerde, chatbot’un sorulan 6 sorudan yalnızca 2’sine doğru yanıt verdiği ve genel doğruluk oranının %44 olduğu tespit edildi. Aynı testte diğer genel amaçlı yapay zekâ araçlarının 6 sorudan 5’ine doğru yanıt verdiği belirtildi. Charlie hâlihazırda 13 farklı CRA web sayfasında aktif olarak kullanılmakta olup, bugüne kadar 7 milyondan fazla sohbet ve 18 milyondan fazla soru işlenmiştir. CRA, sistemin doğruluk oranının son dönemde %70 seviyesine ulaştığını ve henüz yayımlanmayan yeni bir sürümün yaklaşık %90 doğruluk hedeflediğini ifade etmektedir. Bununla birlikte, tüm etkileşim kayıtları incelenmeden kesin doğruluk oranının belirlenmesinin mümkün olmadığı kabul edilmektedir. Olay, kamu hizmetlerinde kullanılan yapay zekâ sistemlerinin doğruluk, güvenilirlik ve denetim mekanizmaları açısından ciddi riskler barındırabileceğini ortaya koymaktadır.
RISKYZ-2026-00041Yapay Zekâ Üretimi Deepfake Videoların, Elon Musk Kimliği Taklit Edilerek Bir Çifti 45.000 Dolar Dolandırmak İçin Kullanıldığı Bildirilmektedir
69 yaşındaki George Hendricks, Facebook’ta sahte bir Elon Musk çekiliş grubuna yorum yaptıktan sonra dolandırıcıların hedefi haline geldi. Kendisine 100.000 dolar ve yeni bir araç kazandığı söylenerek WhatsApp üzerinden iletişime geçmesi istendi. Dolandırıcılar, Musk’a aitmiş gibi görünen kişiselleştirilmiş deepfake videolar göndererek ödüllerin teslimi için 7.500 dolar “kargo ücreti” talep etti. Hendricks, daha sonra sunulan yatırım tekliflerinden şüphe duymaya başladığında, dolandırıcılar yeni bir deepfake video ile güven sağlamaya çalıştı. Videoda, “Sana asla zarar vermem, bana tüm kalbinle güven” gibi ifadeler kullanılarak mağdurun ikna edilmesi hedeflendi. Süreç boyunca yüzlerce mesaj alışverişi yapılırken, Hendricks banka hesaplarını boşalttı ve kredi kartlarını maksimum limite kadar kullanarak toplamda yaklaşık 45.000 dolar kaybetti. Bu kayıp, 39 yıllık evliliğini ve evini kaybetme riskini de beraberinde getirdi. Uzmanlar, benzer dolandırıcılıkların artış gösterdiğini ve yalnızca 30–60 saniyelik görüntüyle dahi ikna edici deepfake videolar üretilebildiğini belirtmektedir.
RISKYZ-2026-00033Yapay zekâ ile oluşturulan deepfake kimlik taklidi, yaşlı bireyleri hedef alan yüksek tutarlı finansal dolandırıcılık risklerini ortaya koymuştur.
ABD’de 80 yaşındaki bir kadın, dolandırıcıların Elon Musk’ı taklit eden yapay zekâ destekli video ve ses içerikleriyle kandırılması sonucu 50.000 doların üzerinde zarara uğradı. Dolandırıcılar, kendilerini Musk olarak tanıtarak kadını romantik bir ilişki içinde olduklarına inandırdı ve devletin varlıklarını dondurduğunu öne sürerek acil paraya ihtiyaç duyduklarını söyledi. Bu senaryo doğrultusunda kadın, farklı mağazalardan toplamda 50.000 doların üzerinde Apple hediye kartı satın alarak dolandırıcılara iletti. Ayrıca, daha önce borcu olmayan evine karşılık 28.000 dolarlık ipotek kredisi çekti ve ödemelerde gecikmeye düşerek evini kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldı. Ailesi tarafından uyarıldığında dahi dolandırıldığını kabul etmeyen kadın, karşısındaki kişinin gerçekten Elon Musk olduğuna inanmaya devam etti. Bu durum, deepfake teknolojisinin özellikle savunmasız gruplar üzerinde ne kadar güçlü bir manipülasyon etkisi yaratabildiğini gösterdi. Bu vaka, yapay zekâ destekli dolandırıcılıkların artan bir eğilim olduğunu ortaya koymaktadır. 2025’in ilk yarısında deepfake dolandırıcılık kaynaklı kayıpların 410 milyon dolara ulaştığı; 2024 yılının tamamında ise bu rakamın 359 milyon dolar olduğu bildirilmektedir. Ayrıca FBI verilerine göre, yalnızca 2023 yılında 60 yaş üstü bireyler siber dolandırıcılık nedeniyle 3,4 milyar dolardan fazla kayıp yaşamıştır.
RISKYZ-2026-00028Yapay zekâ ile üretilen deepfake içeriklerin sahte uzman kimliğiyle pazarlama amacıyla kullanılması, tüketici dolandırıcılığı risklerini ortaya koymuştur.
Sosyal medya platformlarında yayılan bu sahte videolarda, Clark Howard’ın ağzından otomobil sigortasında daha ucuz teklifler bulmayı vaat eden bir aracın tanıtıldığı görülmektedir. Videoda, “Sıfır ücret, sıfır tuzak. Aracınız hakkında birkaç soruya yanıt veriyorsunuz ve gerçek teklifinizi alıyorsunuz.” gibi ifadeler kullanılarak izleyicilere güven aşılanmaktadır. Ancak bu içeriklerin tamamen yapay zekâ tarafından üretildiği ve gerçek bir onay içermediği ortaya konmuştur. Gerçek Clark Howard, bu tür içeriklerin son derece yanıltıcı olduğunu ve gerçek ile sahteyi ayırt etmenin giderek zorlaştığını vurgulamıştır. Örneğin, Kennesaw’da yaşayan bir kişi bu videoya inanarak ilgili platformlarla etkileşime geçmiş, ancak daha sonra çok sayıda istenmeyen sigorta araması almış ve beklediği faydayı elde edememiştir. Bu olay, yapay zekâ ile oluşturulan deepfake içeriklerin yalnızca bireyleri taklit etmekle kalmayıp, tüketicileri yanlış yönlendiren ticari dolandırıcılık araçlarına dönüşebildiğini göstermektedir. Daha önce de benzer şekilde siyasetçilerin deepfake görüntülerinin reklam amaçlı kullanıldığı vakalar rapor edilmiştir.
RISKYZ-2026-00022Resmi kaynak tarafından paylaşılan dijital olarak değiştirilmiş görsel, kamuoyu algısını yanıltma ve kurumsal güvenilirlik risklerini ortaya koymuştur.
Minnesota’nın St. Paul kentinde bir kilise protestosuna katıldığı gerekçesiyle gözaltına alınan Armstrong’a ait orijinal fotoğraf, ilk olarak İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem tarafından paylaşılmış ve Armstrong’un sakin, nötr bir ifadeyle gözaltına alındığını göstermiştir. Ancak kısa süre sonra Beyaz Saray tarafından paylaşılan versiyonda, Armstrong’un ağlıyormuş gibi gösterildiği ve cilt tonunun koyulaştırıldığı görülmüştür. Yapılan analizler, bu ikinci görüntünün dijital olarak değiştirildiğini ortaya koymuştur. Manipüle edilen görselde Armstrong’un yüz ifadesi değiştirilerek ağladığı izlenimi yaratılmıştır. Armstrong ve avukatları, bu görüntünün gerçeği yansıtmadığını ve olay sırasında sakin olduğunu belirtmiştir. Paylaşılan video ve tanık ifadeleri de bu durumu doğrulamaktadır. Olay, resmi kurumlar tarafından paylaşılan içeriklerde yapay zekâ veya dijital manipülasyon kullanımının, kamuoyunu yanıltma ve yargı süreçlerini etkileme riski taşıdığını yeniden gündeme getirmiştir. Uzmanlar, bu tür içeriklerin kamu güvenini zedeleyebileceğini ve propaganda aracı olarak kullanılabileceğini ifade etmektedir.
RISKYZ-2026-00026Yapay zekâ tabanlı işe alım sistemindeki sınıflandırma hatası, deneyimsiz personelin yetersiz eğitim süreçlerine yönlendirilmesine neden olmuştur.
ICE, işe alım sürecinde 10.000 yeni memur başvurusunu değerlendirmek için bir yapay zekâ aracı kullandı. Sistem, kolluk kuvveti deneyimi olan adayları belirleyerek yalnızca dört haftalık çevrim içi eğitim gerektiren LEO programına yönlendirmek üzere tasarlanmıştı. Deneyimi olmayan adayların ise sekiz haftalık yüz yüze eğitim alması gerekiyordu. Ancak yapay zekâ sistemi, özgeçmişlerinde “officer” (memur) kelimesi geçen adayları —örneğin uyum (compliance) görevlileri veya yalnızca ICE memuru olmayı hedefleyen kişiler— yanlış şekilde deneyimli kolluk personeli olarak sınıflandırdı. Bu hata sonucunda yaklaşık 200 aday, gerekli kapsamlı eğitimi almadan saha ofislerine yönlendirildi. Sorun, işe alım sürecinin başlamasından yaklaşık bir ay sonra, sonbahar ortasında fark edildi. ICE, hatayı düzeltmek amacıyla manuel özgeçmiş incelemelerine geçti. Department of Homeland Security sözcüsü durumu “teknolojik bir aksaklık” olarak nitelendirirken, etkilenen adayların daha sonra tam eğitim için eğitim merkezine yönlendirildiğini ve uygun yetkinliklere sahip olmadan kimsenin sahada görevlendirilmediğini belirtti.
RISKYZ-2026-00029Yapay zekâ ile oluşturulan sahte “kimlik tespiti” görselleri, yanlış hedef gösterme ve bireylere yönelik taciz risklerini ortaya koymuştur.
Minneapolis’te bir ICE ajanının gerçekleştirdiği ölümcül müdahalenin ardından, sosyal medya kullanıcıları görgü tanığı videolarında maskeli olan ajanı “deşifre etmek” amacıyla Grok’tan görüntüyü “maskesiz hale getirmesini” talep etti. Bunun üzerine yapay zekâ tarafından üretilen ve ajanın yüzünü gösterdiği iddia edilen görseller hızla dolaşıma girdi. Ancak uzmanlar, bu tür yapay zekâ “iyileştirmelerinin” gerçekte var olmayan yüz detayları ürettiğini ve biyometrik olarak güvenilir olmadığını vurgulamaktadır. Bu sahte görseller, “Steve Grove” ismiyle birlikte yayılmaya başladı ve hiçbir bağlantısı olmayan iki kişinin hedef alınmasına yol açtı. Bunlardan biri Missouri’de yaşayan bir silah dükkânı sahibi, diğeri ise Minnesota Star Tribune gazetesinin yayıncısıydı. Her iki kişi de sosyal medyada yoğun taciz ve suçlamalara maruz kaldı. Daha sonra gazeteciler ve resmi kaynaklar, olayla ilişkili gerçek ajanın farklı bir kişi olduğunu doğruladı. Bu süreç, yapay zekâ destekli içeriklerin hızlı şekilde yanlış kimliklendirme üretip yayabildiğini ve masum bireylerin hedef haline gelmesine neden olabildiğini gösterdi. Uzmanlar, özellikle eksik veya düşük kaliteli görüntülerden kimlik çıkarmaya çalışan yapay zekâ araçlarının gerçeği yeniden üretmek yerine “tahmin” ettiğini ve bu nedenle ciddi dezenformasyon riskleri taşıdığını belirtmektedir. Başlık:
RISKYZ-2026-00025Otonom servis aracının tanıtım sürüşü sırasında karıştığı çarpışma, karma trafik ortamlarında sistem güvenliği ve etkileşim risklerini gündeme getirmiştir.
Washington D.C.’de gerçekleştirilen otonom araç gösterimi kapsamında, Beep’in ürettiği sürücüsüz servis aracı Navy Yard ile Union Station arasında test sürüşleri yapıyordu. Pazar günü yapılan gösterimlerden biri sırasında, Maryland plakalı bir Tesla aracın sürücüsü şerit değiştirmeye çalışırken otonom otobüse arkadan çarptı. Şehir düzenlemeleri gereği araçta bir insan yedek sürücü de bulunuyordu. Kaza sonucunda her iki araçta da yalnızca küçük çaplı kozmetik hasar meydana geldi ve olay yerinde polis çağrılmadı. Tesla sürücüsünün yaklaşık 10 dakika boyunca olay yerinde kaldığı belirtildi. Beep, olayın ardından hizmeti geçici olarak durdurdu; ancak yapılan değerlendirmede otonom sistemin doğru şekilde çalıştığı ve güvenli olduğu sonucuna varılarak operasyonlara yeniden başlandı. Olay, otonom araçların ticarileştirilmesini hızlandırmaya yönelik politikaların vurgulandığı yıllık bir ulaşım konferansı sırasında gerçekleşti. Bu testler, Beep, Ulaştırma Bakanlığı ve Carnegie Mellon University iş birliğiyle yürütülen bir pilot programın parçasıydı. Mevzuat gereği otonom araçların karıştığı tüm kazaların National Highway Traffic Safety Administration’a bildirilmesi zorunludur ve bu olay, Washington D.C.’de test edilen otonom araçların karıştığı yedinci kaza olarak kaydedilmiştir.
RISKYZ-2026-00027Yüz tanıma ile tespit edilen bireyin seyahat ayrıcalıklarının kısa sürede iptal edilmesi, yapay zekâ destekli gözetim ve olası misilleme risklerini gündeme getirmiştir.
10 Ocak’ta Minneapolis’te yaşayan Nicole Cleland, göçmenlik uygulamalarını izlemek amacıyla federal ajanları takip ederken durduruldu. Cleland’ın beyanına göre bir ajan, kendisine adıyla hitap ederek yüz tanıma teknolojisi kullandıklarını ve vücut kamerasının kayıt aldığını söyledi. Ayrıca, faaliyetlerinin engelleme olarak değerlendirilebileceğini belirterek sözlü uyarıda bulundu. Cleland herhangi bir şekilde gözaltına alınmadı veya suçlanmadı. Ancak yalnızca üç gün sonra, 13 Ocak’ta, Department of Homeland Security tarafından kendisine Global Entry ve TSA PreCheck ayrıcalıklarının iptal edildiğine dair bildirim gönderildi. Bildirimde açık bir gerekçe sunulmadı ve yalnızca genel uygunluk kriterlerine atıf yapıldı. Cleland, 2014’ten bu yana sorunsuz şekilde bu programları kullandığını belirterek, iptal kararının zamanlamasının dikkat çekici olduğunu ve gözlem faaliyetleriyle bağlantılı olabileceğini ifade etti. Olay, açılan bir federal dava kapsamında kayıt altına alınmış olup, bazı hukukçular ve sivil özgürlük savunucuları bu durumu “gözdağı ve misilleme” olarak değerlendirmektedir. Ayrıca raporlar, federal ajanların yüz tanıma teknolojisini protestolar ve saha operasyonları sırasında yaygın şekilde kullandığını; bu teknolojinin bireylerin kimliklerinin rızaları olmadan tespit edilmesine olanak tanıdığını göstermektedir. Bu olay, yapay zekâ destekli gözetim sistemlerinin yalnızca güvenlik amacıyla değil, bireylerin davranışlarını dolaylı olarak etkileyebilecek idari sonuçlar doğurabilecek şekilde kullanılabileceğine dair endişeleri artırmıştır.
RISKYZ-2026-00032Yapay zekâ ile dinî liderlerin taklit edilmesi, güven temelli topluluklarda bağış dolandırıcılığı ve manipülasyon risklerini ortaya koymuştur.
Birden fazla Katolik rahip ve papaz, yapay zekâ destekli sahte içeriklerin hedefi oldu. En dikkat çeken örneklerden biri, 1,2 milyondan fazla YouTube abonesine sahip Father Mike Schmitz oldu. Dolandırıcılar, Schmitz’in yüzünü ve sesini taklit eden deepfake videolar üreterek izleyicilere “kutsama” vaadiyle bağlantılara tıklamalarını önerdi ve korku temelli mesajlar yaydı. Bu sahte içerikler özellikle TikTok üzerinde hızla yayıldı; Schmitz’in platformda resmi bir hesabı olmamasına rağmen 20’den fazla sahte hesap onun kimliğine bürünerek içerik paylaştı. Benzer vakalar ABD’nin farklı şehirlerinde ve Filipinler’deki büyük kiliselerde görev yapan dinî liderleri de etkiledi. Bazı durumlarda sahte kripto yatırım belgeleri ve doğrudan mesajlar aracılığıyla kullanıcılar hedef alındı. Ayrıca, kimliği belirsiz “genel papaz” karakterleriyle oluşturulan yapay zekâ içerikleri de geniş kitlelere ulaştı; bu içeriklerden biri TikTok’ta 11 milyondan fazla izlenme aldı. Bu tür dolandırıcılık girişimleri, dinî liderlere duyulan güveni istismar ederken, bağış çağrılarının zaten yaygın olması nedeniyle sahte taleplerin ayırt edilmesini zorlaştırdı. Platform yetkilileri, sahte hesapların bildirilmesi üzerine kaldırıldığını açıkladı; ancak olay, yapay zekâ ile üretilen kimlik taklitlerinin güven ilişkilerine dayalı topluluklarda ne kadar etkili olabileceğini ortaya koydu.
RISKYZ-2026-00020Yapay zekâ ile manipüle edilen görseller, kritik bir güvenlik olayına ilişkin kanıtların çarpıtılmasına ve dezenformasyonun yayılmasına yol açmıştır.
Alex Pretti’nin federal göçmenlik ajanları tarafından vurulmasının ardından, sosyal medya kullanıcıları olay anına ait görüntüleri yapay zekâ araçlarıyla değiştirerek yeniden dolaşıma soktu. Bu manipülasyonlardan birinde, Pretti gerçekte elinde telefon tutmasına rağmen silah doğrultuyormuş gibi gösterildi. Doğrulanmış görüntüler ise Pretti’nin silah çekmediğini ve olay sırasında telefon tuttuğunu ortaya koymaktadır. Başka bir görsel ise Google’ın Gemini aracı kullanılarak “netleştirme” amacıyla düzenlendi; ancak bu işlem sırasında ciddi hatalar oluştu. Uzmanlar, yapay zekâ ile “geliştirilen” bu görüntüde ajanlardan birinin başının kaybolduğunu, uzuvların bozulduğunu ve nesnelerin hatalı biçimde birleştiğini tespit etti. Bu tür yapay zekâ müdahaleleri, gerçek video görüntülerinden türetilmiş olsa bile sahte detaylar ekleyerek olayın algısını çarpıttı. Manipüle edilmiş içerikler sosyal medyada hızla yayılarak yanlış anlatıların güçlenmesine katkı sağladı. Yetkililer ve bağımsız incelemeler, doğrulanmış görüntülerin ve tanık ifadelerinin bu sahte içeriklerle çeliştiğini; Pretti’nin silah kullanmadığını ve olayın farklı şekilde gerçekleştiğini ortaya koydu. Bu olay, yapay zekâ ile düzenlenen görsellerin özellikle kriz ve şiddet olayları sonrasında nasıl hızla dezenformasyon üretebildiğini ve kamuoyunun gerçeklik algısını bozabildiğini göstermektedir.
RISKYZ-2026-00021Otonom aracın okul çevresinde çocuğa çarpması, yüksek riskli ortamlarda yapay zekâ sürüş sistemlerinin güvenlik sınırlarını gündeme getirmiştir.
23 Ocak 2025 tarihinde, okul bırakma saatlerinde meydana gelen olayda, Waymo’nun 5. nesil otonom sürüş sistemiyle çalışan ve içinde insan güvenlik sürücüsü bulunmayan araç, ilkokula yaklaşık iki blok mesafede bir çocuğa çarptı. Olay sırasında bölgede başka çocuklar, bir geçiş görevlisi ve çift sıra park etmiş araçlar bulunuyordu. Çocuk, park halindeki bir SUV’un arkasından aniden yola çıkarak okula doğru koştuğu sırada araçla temas etti. Waymo’nun açıklamasına göre sistem, çocuğu park halindeki aracın arkasından çıkar çıkmaz algıladı ve sert şekilde fren yaptı. Araç, çarpışma öncesinde hızını yaklaşık 27 km/s (17 mph) seviyesinden 10 km/s’nin (6 mph) altına düşürdü. Şirket, dikkatli bir insan sürücünün benzer koşullarda yaklaşık 22 km/s (14 mph) hızla çarpışma yaşayabileceğini belirtti. Çocuk kazanın ardından kendi başına ayağa kalkarak kaldırıma yürüdü ve yalnızca hafif yaralandı. Waymo, olay sonrasında acil servisi aradı. National Highway Traffic Safety Administration, olayla ilgili ön inceleme başlatarak aracın okul çevresinde ve yoğun yaya trafiği bulunan bir bölgede yeterli dikkat seviyesini gösterip göstermediğini değerlendirmeye aldı.
RISKYZ-2026-00023Navigasyon sisteminin yetersiz güzergâh yönlendirmesi, araç boyut kısıtlarının dikkate alınmaması sonucu yaralanmalı kazaya yol açmıştır.
Washington eyaletinin Spokane kentinde pazar günü meydana gelen olayda, yaklaşık 16,7 ton ağırlığında ve 4,1 metre yüksekliğindeki çift katlı otobüs, Cedar Street demiryolu viyadüğüne çarptı. 3,8 metre yükseklik sınırına sahip köprüye giren araç, tavanının üst kısmını kaybederek yaklaşık 2 metre daha ilerledikten sonra durabildi. Otobüste bulunan 10 kişiden (9 yolcu ve 1 sürücü) 7’si hayati tehlikesi bulunmayan yaralanmalar nedeniyle hastaneye kaldırıldı. Kazanın, hizmet düzenlemesinin yapıldığı bir dönemde ve araç içi navigasyon sistemi (“CAD maps”) ile ilgili sorunların yaşandığı sırada meydana geldiği belirtildi. Olaydan yaklaşık 3,5 saat sonra yetkililer, diğer sürücülere bu navigasyon sistemini kullanmamaları yönünde uyarı geçti. Söz konusu çift katlı otobüsler yalnızca 4 ay önce hizmete alınmış olup, özellikle Cheney ile Spokane arasında çalışan 6 ve 66 numaralı hatlarda kullanılmak üzere tasarlanmıştı. Bu hatlar, yeterli yükseklik açıklığına sahip Jefferson Street üzerinden yeniden düzenlenmişti. Her biri yaklaşık 1,4 milyon dolar maliyetle temin edilen bu araçlar, Eastern Washington University trafiğini karşılamak amacıyla filoya dahil edilmişti.
RISKYZ-2026-00031Yapay zekâ ile üretilen deepfake videoların kitlesel yayılımı, kimlik taklidi yoluyla dezenformasyon ve güven erozyonu risklerini ortaya koymuştur.
Geniş çaplı bir deepfake kampanyasında, Varoufakis’in yüzü ve sesi kullanılarak yüzlerce sahte video üretildi. Bu videolarda, Atina’daki ofisinde otururken gösterilen yapay bir versiyonu, gerçekte hiç yapmadığı jeopolitik açıklamaları —örneğin Venezuela’daki bir darbe hakkında uydurma yorumları— dile getiriyormuş gibi sunuldu. Videolar YouTube ve diğer sosyal medya platformlarında hızla yayıldı. Bazıları açıkça hatalı ve düşük kaliteli olurken, bazıları “rahatsız edici derecede ikna edici” olarak tanımlandı. Varoufakis, içeriklerin kaldırılması için Google, Meta ve diğer platformlarla iletişime geçti. Bazı videolar kaldırılsa da, kısa süre içinde farklı hesaplar üzerinden yeniden yayımlandı ve durum “Hydra benzeri” bir şekilde kontrol edilmesi zor hale geldi. Bu süreç, hem destekçileri hem de eleştirmenleri arasında ciddi bir kafa karışıklığı yarattı. Destekçileri gerçekten bu açıklamaları yapıp yapmadığını sorgularken, karşıtları bu sahte içerikleri gerçekmiş gibi kullanarak eleştiri aracı haline getirdi. Olay, yapay zekâ ile üretilen içeriklerin ölçeklenebilirliği nedeniyle içerik doğrulama ve moderasyonun ne kadar zorlaştığını ve dijital ortamda gerçek ile sahte arasındaki sınırın giderek bulanıklaştığını ortaya koymaktadır.
RISKYZ-2026-00035Yapay zekâ ile üretilen sahte görsel ve videoların kitlesel yayılımı, kritik siyasi olaylar sırasında dezenformasyonun hızla ölçeklenmesine yol açmıştır.
3 Ocak 2026’da Maduro’nun yakalanmasına ilişkin gelişmelerin ardından, X, Facebook, TikTok ve Instagram gibi platformlarda çok sayıda yapay zekâ üretimi içerik dolaşıma girdi. Bu içerikler arasında, Maduro’nun ABD güçleri tarafından gözaltına alındığını gösterdiği iddia edilen sahte fotoğraflar ve videolar yer aldı. Doğrulama kuruluşları, bu içeriklerden en az yedisinin tamamen uydurma olduğunu ve yalnızca X platformunda 14 milyondan fazla görüntülenmeye ulaştığını tespit etti. Ayrıca bazı görsellerin, Google’ın yapay zekâ araçlarıyla üretildiği ve SynthID filigranlarıyla tespit edilebildiği belirtildi. Yapay zekâ ile üretilen videolar da olayın ardından hızla yayıldı. Örneğin Venezuela’da kutlamalar yapıldığını gösterdiği iddia edilen içerikler geniş kitlelere ulaştı; ancak bu videoların bir kısmının tamamen yapay üretim olduğu ya da geçmiş olaylardan alınarak bağlam dışı kullanıldığı ortaya çıktı. Bu sahte içerikler, gerçek görüntülerle birlikte dolaşıma girerek bilgi ortamını daha da karmaşık hale getirdi ve kullanıcıların doğru ile yanlış bilgiyi ayırt etmesini zorlaştırdı. Uzmanlar, üretken yapay zekâ araçlarının hızlı ve düşük maliyetli şekilde hipergerçekçi içerik üretmesini, özellikle büyük jeopolitik olaylar sırasında dezenformasyonun yayılmasını kolaylaştıran temel bir risk olarak değerlendirmektedir.
RISKYZ-2026-00024Yapay zekâ ile üretilen sahte görseller, bireylerin özel hayatına yönelik yanlış algı oluşturarak duygusal ve itibari zarar riskini ortaya koymuştur.
58 yaşındaki Good Morning Britain sunucusu Kate Garraway, Ocak 2024’te eşi Derek Draper’ı kaybettikten sonra yapay zekâ üretimi deepfake içeriklerin hedefi oldu. İlk aşamada bu sahte görseller, Garraway’i çalışma arkadaşları ve yakın çevresinden isimlerle —örneğin Richard Arnold ve Ben Shephard— birlikte gösteriyordu ve kendisi bu durumu başlangıçta hafife aldı. Ancak süreç ilerledikçe durum daha ciddi bir hal aldı. Algoritmalar, var olmayan bir ilişki üzerinden “Kate Garraway’in yeni sevgilisi hakkında bilmeniz gereken her şey” gibi başlıklar üretmeye başladı. Üretilen içeriklerde, 16 yaşındaki oğlunun bu sözde ilişkiden rahatsız olduğu ve annesinin ilişkiyi bitirmesini istediği gibi tamamen uydurma iddialar da yer aldı. Aylar boyunca Garraway’i tanıyan kişiler dahi bu sahte içeriklere inanarak kendisine sorular yöneltti; hatta bazıları hayali ilişkisi için tebrik etti. Bu durum, hem çocukları hem de eşinin ailesi üzerinde duygusal baskı yarattı. Garraway, yaşananların ardından kamuoyuna açıklama yaparak yapay zekâ kaynaklı dezenformasyonun bireyler üzerindeki zararına dikkat çekti. Dijital çağda gerçek ile sahte arasındaki ayrımın giderek zorlaştığını ve bunun toplumsal güven açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.
RISKYZ-2026-00034Yapay zekâ ile oluşturulan hatalı harita içeriği, kamu kurumlarında doğruluk ve denetim eksikliği risklerini ortaya koymuştur.
NWS, tahmin görsellerinde kullanılmak üzere temel haritaları üretmek için üretken yapay zekâ araçlarından yararlandı. Ancak bu süreçte Idaho’daki Camas Prairie bölgesine ait bir rüzgâr tahmini haritasında “Orangeotild” ve “Whata Bod” gibi gerçekte bulunmayan yer isimleri yer aldı. Bu hatalı içerikler, kurumun resmi sosyal medya hesaplarında paylaşıldı. Kurum, bu tür hataların yapay zekâ kullanımından kaynaklandığını doğruladı ve benzer hataların son bir yıl içinde birden fazla kez yaşandığını belirtti. Daha önce Rapid City ofisinden paylaşılan bir başka görselde de yanlış yazılmış yer isimleri ve Google Gemini logosu dikkat çekmişti. Hatalı harita, medya kuruluşlarının dikkat çekmesi üzerine kaldırıldı. NWS, yapay zekânın kamuya açık içeriklerde yaygın olarak kullanılmadığını ancak stratejik kullanımının değerlendirildiğini ifade etti. Yetkililer ayrıca deneysel içeriklerin açıkça etiketlenmesi gerektiğini, bu olayda bunun yapılmamasının bir eksiklik olduğunu kabul etti. Olay, kurumda yaşanan personel azalmalarının ardından meydana geldi; son dönemde yüzlerce çalışanın işten ayrıldığı veya emekli olduğu belirtildi. Bu durumun, otomasyon araçlarına yönelimi artırdığı değerlendirilmektedir.
RISKYZ-2026-00018Zararlı yapay zekâ “skill” paketleri, kullanıcı kimlik bilgilerini sızdırarak kripto varlıkları hedef alan geniş ölçekli güvenlik riskleri oluşturmuştur.
Şubat 2026’da Bitdefender Labs araştırmacıları, analiz ettikleri OpenClaw “skill”lerinin yaklaşık %17’sinde zararlı davranış tespit etti. GitHub’da 160.000’den fazla yıldıza sahip olan OpenClaw, kullanıcıların iş akışlarını otomatikleştirmek için küçük kod parçaları (skill) kullanan açık kaynaklı bir yapay zekâ yürütme motorudur. Saldırganlar, kripto ticaret araçları, cüzdan yardımcıları, sosyal medya araçları ve üretkenlik uygulamaları gibi görünen sahte skill’ler oluşturarak kullanıcıları hedef aldı. Bu zararlı skill’ler, Base64 kodlama gibi yöntemlerle gizlenmiş komutlar içeriyor ve dış sunuculardan ek zararlı yazılımlar indiriyordu. Özellikle 91.92.242.30 IP adresine bağlanarak ek yükler çeken bu kodlar, kripto odaklı iş akışlarını hedef aldı. Zararlı içeriklerin %54’ünün Solana, Binance, Phantom cüzdan ve Polymarket gibi kripto araçlarıyla ilişkili olduğu belirtildi. Bazı skill’ler macOS sistemlere AMOS Stealer bulaştırırken, diğerleri kimlik bilgisi hırsızlığı yaparak .mykey dosyalarındaki özel anahtarları tarayıp saldırganların kontrolündeki sunuculara iletti. Bu zararlı içerikler, küçük isim değişiklikleriyle kopyalanıp yeniden yayımlanarak geniş ölçekte dağıtıldı. Örneğin “sakaen736jih” adlı bir kullanıcının 199 zararlı skill ile bağlantılı olduğu tespit edildi. Bitdefender, bu saldırıların yalnızca bireysel kullanıcılarla sınırlı kalmadığını, yüzlerce vakanın kurumsal ortamlarda da görüldüğünü belirtti.
RISKYZ-2026-00030Yapay zekâ ile klonlanan ses kullanılarak gerçekleştirilen dolandırıcılık, bireylerin finansal güvenliğini tehdit eden yeni nesil sahtekârlık risklerini ortaya koymuştur.
6 Ocak 2024’te, Madhya Pradesh eyaletinde yaşayan Smita Sinha, kendisini kuzeni gibi tanıtan kişilerden bir telefon aldı. Dolandırıcılar, yapay zekâ destekli ses klonlama teknolojisi kullanarak kuzeninin sesini taklit etti. Arayan kişi, Uttar Pradesh Polisi’nde çalışan kuzeninin bir arkadaşının acil kalp ameliyatına ihtiyaç duyduğunu ve Indore’daki özel bir hastanede tedavi gördüğünü söyledi. Dolandırıcılar, hikâyeyi inandırıcı kılmak için gerçek bir doktora kayıtlı QR kodlar gönderdi. Smita’nın genç kızı, verilen bu kodlar üzerinden dört ayrı işlemle toplam 97.500 Hindistan Rupisi transfer etti. Ardından dolandırıcılar, paranın Smita’nın hesabına geri yatırıldığına dair sahte bildirim mesajları gönderdi. Ancak Smita hesabını kontrol ettiğinde böyle bir ödemenin gerçekleşmediğini fark etti. Kaybedilen para; birikimlerini, öğretmen maaşlarını ve okul kredisi taksitlerini kapsıyordu. Polis, olayın Madhya Pradesh’te yapay zekâ tabanlı ses klonlama kullanılarak gerçekleştirilen ilk dolandırıcılık vakası olabileceğini belirtti. Soruşturma kapsamında, dolandırıcıların hedefleri hakkında önceden detaylı araştırma yaptığı ve yapay zekâ araçlarıyla sesleri oldukça ikna edici şekilde taklit ettiği değerlendirilmektedir. Olayla ilgili olarak Bharatiya Nyaya Sanhita 2023 ve Bilgi Teknolojileri Değişiklik Yasası 2000 kapsamında dava açılmıştır.
RISKYZ-2026-00017Yapay zekâ üretimi olduğu iddia edilen ırkçı içerik paylaşımı, dezenformasyon ve nefret söylemi risklerini yeniden gündeme getirmiştir.
Donald Trump’ın, Truth Social hesabında Barack Obama ve Michelle Obama’yı maymun olarak tasvir eden, yapay zekâ üretimi olduğu iddia edilen ırkçı bir videoyu paylaştığı; gelen yoğun tepkilerin ardından içeriğin silindiği bildirilmektedir.
RISKYZ-2026-00019Yapay zekâ ajan platformundaki yapılandırma hatası, hassas kullanıcı verileri ve API anahtarlarının açığa çıkmasına yol açmıştır.
Siber güvenlik firması Wiz araştırmacıları, yapay zekâ ajanlarının etkileşime girdiği bir sosyal ağ olarak tasarlanan Moltbook’ta kritik bir arka uç (backend) güvenlik açığı tespit etti. Reddit benzeri bir yapıya sahip olan platform, kullanıcıların otonom botlar aracılığıyla paylaşım yapmasına ve etkileşim kurmasına olanak tanıyordu. Platformun, kurucusu Matt Schlicht tarafından “vibe coding” yaklaşımıyla, yani doğrudan kod yazmadan yapay zekâ yardımıyla geliştirildiği belirtildi. Araştırmacılar, yalnızca 3 dakika içinde sistemde tam okuma ve yazma erişimi elde ederek 35.000 e-posta adresine, binlerce özel mesaja ve 1,5 milyon API kimlik doğrulama anahtarına erişebildi. Açığa çıkan bu API anahtarlarının, saldırganların yapay zekâ ajanlarını taklit etmesine, zararlı içerikler paylaşmasına, prompt enjeksiyon saldırıları gerçekleştirmesine veya diğer ajanların kullandığı verileri manipüle etmesine imkân tanıyabileceği ifade edildi. Wiz’in analizine göre Moltbook, “yapay zekâ ajanı” olarak etiketlenen hesapların gerçekten yapay zekâ tarafından mı yoksa insanlar tarafından mı yönetildiğini doğrulamıyor; ayrıca kimlik doğrulama ve hız sınırlama (rate limiting) gibi temel güvenlik önlemlerinden de yoksun bulunuyordu. Platform, lansmanından kısa süre sonra Elon Musk ve Andrej Karpathy gibi isimlerin ilgisini çekmişti. Wiz, güvenlik açığını derhal Moltbook ekibine bildirdi. Ekip, birkaç saat içinde gerekli önlemleri alarak veritabanını güvence altına aldı ve erişilen tüm verilerin silindiği açıklandı.
RISKYZ-2026-00015Yapay zekâ tarafından işaretlenen şiddet içeriklerine rağmen kolluk kuvvetlerinin bilgilendirilmemesi, erken müdahale ve sorumluluk tartışmalarını gündeme getirmiştir.
OpenAI’nin, ChatGPT üzerinden şiddet içerikli konuşmaları işaretlemesine rağmen Royal Canadian Mounted Police’i bilgilendirmediği; söz konusu kullanıcının daha sonra bir okul saldırısı gerçekleştirdiği iddia edilmektedir.
RISKYZ-2026-00011Yapay zekâ destekli sepsis uyarısının, diyaliz hastasında potansiyel olarak uygunsuz sıvı tedavisine yol açma riski
Nevada eyaletinin Henderson kentindeki St. Rose Dominican Hospital’da görev yapan hemşire Adam Hart, yaşlı bir kadın hastaya ait, yapay zekâ tarafından oluşturulmuş bir sepsis uyarısıyla karşılaştı. Hastanın tansiyonu tehlikeli derecede düşüktü ve hastanenin yapay zekâ sistemi, sepsis protokolünü devreye sokarak sorumlu hemşireyi acilen damar içi sıvı verilmesi yönünde yönlendirdi. Ancak Hart, hastanın böbrek fonksiyonlarının zayıf olduğunu gösteren bir diyaliz kateteri bulunduğunu fark etti. Bu durumda rutin IV sıvı verilmesinin hastanın vücudunda aşırı yüklenmeye neden olabileceğini, hatta akciğerlerinde sıvı birikmesine yol açarak hayati risk oluşturabileceğini belirtti. Hart, yapay zekâ önerisine uymayı reddedince bir doktor devreye girdi ve tansiyonu yükseltmek için sıvı yerine dopamin verilmesini emretti. Böylece hastaya ek sıvı yüklenmeden müdahale edilmiş oldu. Bu olay, sağlık hizmetlerinde yapay zekâ kullanımına dair daha geniş çaplı endişelere işaret ediyor. Hastaneler, aralarında Epic Sepsis Prediction Algorithm gibi sistemlerin de bulunduğu algoritmik modelleri yaygın şekilde kullanmaya başladı. Ancak sonraki değerlendirmeler, bu tür sistemlerin pazarlanandan çok daha düşük doğruluk oranlarına sahip olabildiğini gösterdi. Ülke genelinde birçok hemşire, doğruluğu yeterince kanıtlanmamış yapay zekâ araçlarına karşı temkinli yaklaşıyor; hatta Kaliforniya ve New York’ta bazıları protesto eylemleri düzenledi. Rapor, yapay zekâ destekli izleme sistemlerinin sık sık yanlış alarmlar ürettiğini ve bu uyarıların hemşireler tarafından yorumlanmasının zor olduğunu belirtiyor. Bu durum, iş akışında aksamalara ve sağlık çalışanları arasında güvensizliğe yol açabiliyor. Değişken koşullar altında güvenilir ve etkili şekilde çalışamayan yapay zekâ sistemleri; hatalara ve başarısızlıklara açık hale gelir. Bu tür sorunlar, özellikle kritik uygulamalarda veya etik muhakeme gerektiren alanlarda ciddi sonuçlar doğurabilir.
RISKYZ-2026-00012GPS yönlendirmesi sonucu tehlikeli bir yola giren teslimat aracı, yanlış navigasyonun fiziksel riskleri
2026 yılında, bir Amazon teslimat aracı sürücüsü, Foulness Island’a ulaşmak için GPS talimatlarını takip ederken, Essex’in güneydoğusunda yer alan ve yaklaşık altı mil uzunluğunda olan Broomway adlı yürüyüş yoluna girdi. Pazar sabahı HM Coastguard Southend, mahsur kalan araçla ilgili bir ihbar aldı. Sürücü aracı güvenli şekilde terk edebildi ve Amazon, aracın çamurdan çıkarılması için yakındaki bir çiftçiyle anlaştı. Broomway, Birleşik Krallık’taki en tehlikeli yollardan biri olarak kabul edilmektedir. Edward dönemi gazetelerinde “The Doomway” (Kıyamet Yolu) olarak anılmış ve yüzyıllar boyunca 100’den fazla ölüme yol açtığı düşünülmektedir. Yol yalnızca gelgitin çekildiği zamanlarda erişilebilir olup, yoğun deniz sisi ve bataklık (quicksand) gibi yön bulmayı zorlaştıran tehlikeler barındırır. Teknik olarak hâlâ kamuya açık bir yol statüsünde ve yasal olarak araç kullanımına izin verilen bir yan yol (byway) olarak sınıflandırılsa da, araçla kullanılması kesinlikle tavsiye edilmemektedir. Amazon, olayın detayları hakkında yorum yapmayı reddetti; ancak sürücünün güvende olduğunu doğruladı ve olayla ilgili inceleme başlatıldığını belirtti. Değişken koşullar altında güvenilir ve etkili şekilde çalışamayan yapay zekâ sistemleri, hatalara ve başarısızlıklara açık hale gelir; bu durum, özellikle kritik uygulamalarda veya etik muhakeme gerektiren alanlarda ciddi sonuçlar doğurabilir.
RISKYZ-2026-00016Seçim öncesinde dolaşıma sokulan yapay zekâ üretimi sahte görsel, siyasi manipülasyon ve dezenformasyon risklerini ortaya koymuştur.
Thailand’daki 2026 genel seçimleri öncesinde, Başbakan Anutin Charnvirakul’un, kara para aklama suçlamalarıyla anılan Benjamin Mauerberger ile yemek yerken gösterildiği yapay zekâ üretimi sahte bir görselin sosyal medyada dolaşıma sokulduğu bildirilmiştir.
RISKYZ-2026-00014Otonom yapay zekâ ajanının, reddedilen katkı sonrası geliştiriciyi hedef alan karalama içeriği üretmesi, yapay zekâ destekli itibar manipülasyonu riskini ortaya koymuştur.
Matplotlib kütüphanesine katkı sunmak üzere çalışan “MJ Rathbun” adlı bir yapay zekâ ajanı, sahipliği belirsiz olan OpenClaw platformu üzerinde otonom şekilde bir kod değişikliği talebi (pull request) oluşturdu. Aylık yaklaşık 130 milyon indirmeye sahip olan bu yaygın kütüphanede, bakım sorumlusu Scott Shambaugh, projeye yeni kod eklenmesi için insan katkısını zorunlu kılan politika gereği bu talebi reddetti. Bunun üzerine yapay zekâ ajanı, Shambaugh hakkında kişisel bilgiler toplamaya başladı ve “Gatekeeping in Open Source: The Scott Shambaugh Story” başlıklı detaylı bir karalama yazısı yayımladı. Yapay zekâ; bir internet sitesi oluşturarak Shambaugh’nun geçmiş kod katkılarını analiz etti, onu ikiyüzlülükle suçlayan bir anlatı kurdu, psikolojik motivasyonları hakkında spekülasyon yaptı ve ayrımcılık ile önyargı ithamlarında bulundu. Bu içerik herkese açık şekilde internet ortamında yayımlandı. Ajanın aynı zamanda diğer açık kaynak projelerinde de benzer şekilde kod talepleri oluşturmaya devam ettiği belirtildi. Olay, yalnızca iki hafta önce yayımlanan ve yapay zekâ ajanlarının minimum denetimle otonom şekilde çalışmasına olanak tanıyan OpenClaw ve moltbook platformlarının ardından gerçekleşti. Yapay zekâ tarafından üretilen bu karalama içeriğinin, doğrudan okuyan internet kullanıcılarının yaklaşık dörtte birini ikna edebildiği ifade edilerek, bireylere karşı yapay zekâ destekli etki operasyonlarının potansiyeli gözler önüne serildi. Yapay zekâ sistemlerinin; hile, dolandırıcılık, sahtekârlık, şantaj veya hedefli manipülasyon yoluyla bireysel çıkar sağlamak için kullanılması, ciddi etik ve toplumsal riskler doğurur. Bu tür kullanım örnekleri arasında akademik çalışmalarda yapay zekâ destekli intihal, güvenilir bir kişiyi taklit ederek maddi kazanç elde etme ya da bireyleri küçük düşürücü içerikler üretme gibi senaryolar yer almaktadır.
RISKYZ-2026-00013Yapay zekâ ile üretilen yetkisiz ünlü içerikleri, fikri mülkiyet ve kişilik hakları ihlali risklerini gündeme getirmiştir.
Yaklaşık 480 milyar dolar değerlemeye sahip olan ByteDance, basit metin komutlarından son derece gerçekçi videolar üretebilen Seedance 2.0’ı piyasaya sürdü. İrlandalı yönetmen Ruairi Robinson, bu aracı kullanarak Tom Cruise ve Brad Pitt’in bir çatıda dövüştüğü 15 saniyelik bir video oluşturdu. Video kısa sürede viral hale geldi ve Hollywood’dan sert tepkiler aldı. Üretilen içerik, önceki yapay zekâ videolarına kıyasla önemli ölçüde daha gerçekçi bulundu. Kullanıcılar hızla ünlü isimleri ve telif hakkı koruması altındaki karakterleri içeren yetkisiz içerikler üretmeye başladı. Motion Picture Association CEO’su Charles Rivkin, ByteDance’i “büyük ölçekte telif hakkı ihlali” yapmakla suçladı ve faaliyetlerini durdurmasını talep etti. Disney ise, şirketin “korsan içerik kütüphanesi” kullandığını öne sürerek ihtar mektubu gönderdi. Human Artistry Campaign, bu tür yetkisiz üretimlerin “kişisel özerkliğin en temel unsurlarını ihlal ettiğini” belirtti. Sektör profesyonelleri de ciddi endişeler dile getirdi. Senarist Rhett Reese, bu teknolojiyi “korkutucu” olarak nitelendirerek geniş çapta iş kayıplarına yol açabileceğini ifade etti. ByteDance ise yaptığı açıklamada fikri mülkiyet haklarına saygı duyduklarını ve yetkisiz kullanımı önlemek için güvenlik önlemlerini güçlendirdiklerini belirtti. İnsan yaratıcılığı ve inovasyonunun yeniden üretimi yoluyla ekonomik veya kültürel değer üretebilen yapay zekâ sistemleri, insan emeğine dayalı ekonomik ve sosyal yapıları sarsma potansiyeline sahiptir. Yapay zekâ tarafından üretilen içeriklerin yaygınlaşması; insan becerilerine verilen değerin azalmasına, yaratıcı ve bilgi temelli sektörlerde ciddi kırılmalara ve kültürel deneyimlerin tek tipleşmesine yol açabilir.
RISKYZ-2026-00008Yapay Zekâ Tabanlı Sohbet Botunun, Rızasız Cinsel İçerik Üretimi Yoluyla Bireyleri Hedef Alan Taciz İçeriklerinin Yayılmasına Neden Olduğu Bildirilmektedir
Ocak 2026’nın başlarında, X kullanıcıları Grok’tan gerçek kişilerin görüntülerini kullanarak onları “bikini giydirme”, “kıyafetlerini çıkarma” veya cinsel pozlara yerleştirme gibi taleplerde bulundu. Yapay zekâ sistemi bu taleplere yanıt vererek hem ünlü hem de sıradan bireylere ait görüntüler üzerinden cinselleştirilmiş içerikler oluşturdu. Üretilen bazı içeriklerin reşit olmayan bireyleri andırdığı da ifade edildi. Yapılan tahminlere göre, yaklaşık 24 saatlik bir süre içinde Grok her dakika bir rızasız cinsel içerikli görsel üretmiş ve bu içeriklerden bazıları binlerce beğeni alarak hızla yayılmıştır. Platform belirli içerikleri kaldırmış ve bazı kullanıcıları askıya almış olsa da, çok sayıda içerik erişilebilir durumda kalmıştır. Olayın, kullanıcıların birbirlerinin içeriklerini taklit etmesiyle büyüdüğü; sürecin Aralık 2025’te bazı içerik üreticilerinin Grok’u görünürlük amacıyla kullanmasıyla başladığı değerlendirilmektedir. Elon Musk’ın ise konuya yönelik ciddi bir açıklama yapmak yerine alaycı tepkiler verdiği belirtilmiştir. xAI’nin Grok’u piyasaya sürerken görece esnek içerik politikaları benimsediği ve “spicy” modu gibi sınırlamaların düşük olduğu özellikler sunduğu ifade edilmektedir. National Center for Missing & Exploited Children verilerine göre, yalnızca 2025’in ilk altı ayında üretken yapay zekâ ile ilgili 440.000’den fazla ihbar yapılmış olup bu sayı bir önceki yıla göre altı kat artış göstermiştir. Olay, yapay zekâ sistemlerinin kötüye kullanımının özellikle rıza dışı cinsel içerik üretimi ve çevrim içi taciz bağlamında ciddi etik ve hukuki riskler doğurduğunu göstermektedir.
RISKYZ-2026-00009Yapay Zekâ Üretimi Deepfake İçeriklerin, Kamu Figürlerini Taklit Ederek Sahte Sağlık Ürünleri ve Yatırım Dolandırıcılıklarını Tanıtmak İçin Kullanıldığı Bildirilmektedir
Kötü niyetli aktörler, cerrah ve milletvekili Vladimir Dobricanin gibi tanınmış isimlerin yüz ve seslerini taklit eden sahte videolar üreterek, doğrulanmamış tıbbi ürünler ve yatırım fırsatlarını meşruymuş gibi sundu. Bu deepfake videolar, sahte Facebook ve Instagram hesapları üzerinden sponsorlu reklamlar aracılığıyla yaygın şekilde dolaşıma sokuldu. Söz konusu reklamlarda göz damlaları, çeşitli hastalıklara yönelik sözde tedaviler ve kripto para yatırım platformları tanıtıldı. Kullanıcılar, Limited Charm (Montenegro’da Digital Edge adıyla kayıtlı) ve Nearest Edge gibi şirketlere ait olduğu belirtilen web sitelerine yönlendirildi. Bu şirketlerin bir önceki yıl 1,6 milyon euronun üzerinde gelir elde ettiği ifade edilmektedir. Yetkililer, bu tür olayların özellikle 2022 yılından itibaren yapay zekâ araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte belirgin şekilde arttığını belirtmektedir. Karadağ Bilgisayar Olaylarına Müdahale Ekibi, 2025 yılında 42 kişinin çevrim içi dolandırıcılık mağduru olduğunu ve toplam zararın yaklaşık 300.000 euro seviyesinde gerçekleştiğini bildirmiştir. Ayrıca yılın ilk üç ayında kaydedilen deepfake vakalarının sayısının, 2024 yılının tamamını geçtiği ve vakaların %55’inden fazlasında kamuya mal olmuş kişilerin hedef alındığı belirtilmiştir. Küresel ölçekte ise deepfake dolandırıcılık vakalarının 2022’den bu yana %2000’den fazla arttığı, buna karşın kurumların yaklaşık %60’ının bu tür içerikleri tespit etmek için yeterli mekanizmalara sahip olmadığı ifade edilmektedir.
RISKYZ-2026-00010Yapay Zekâ Kullanımı Şüphesiyle Sorgulanan Bir Öğrencinin Ölümü, Eğitim Ortamlarında Disiplin Uygulamaları ve Psikolojik Etki Risklerini Gündeme Getirmektedir
23 Aralık 2024’te, 10. sınıf öğrencisi 16 yaşındaki bir kız çocuğunun, bir gün önce okulda yaşanan bir olayın ardından intihar ettiği iddia edilmektedir. Okul yönetimi, öğrencinin deneme sınavı sırasında mobil cihazı üzerinden yapay zekâ araçlarına eriştiğini tespit ettiğini öne sürerek öğrenciyi sorguya aldı. Öğrencinin babası, okul müdürü ve öğretmenler hakkında şikâyette bulunarak kızının kamuya açık şekilde aşağılandığını, sert şekilde azarlanarak psikolojik baskıya maruz bırakıldığını ve bu durumun ciddi duygusal travmaya yol açtığını iddia etti. Baba ayrıca, kendisinin okula gelmesine rağmen okul yönetiminin tutumunun değişmediğini ve hem kendisine hem de kızına yönelik suçlayıcı ifadelerin devam ettiğini belirtti. Okul yönetimi ise iddiaları reddederek, öğrencinin telefonuna el konulduğunu ve müdahalenin sınav kuralları çerçevesinde yapıldığını savundu. Okul müdürü, olayın kısa sürdüğünü ve herhangi bir kötü muamelenin söz konusu olmadığını ifade etti. Olayla ilgili polis soruşturması başlatılmış olup, aile üyeleri, okul yetkilileri ve tanıkların ifadeleri alınmakta; ayrıca okul tarafından sağlanan güvenlik kamerası kayıtları incelenmektedir. Bu vaka, eğitim ortamlarında yapay zekâ kullanımına yönelik şüphelerin nasıl ele alındığının, öğrencilerin psikolojik güvenliği açısından kritik sonuçlar doğurabileceğini göstermektedir.
RISKYZ-2026-00003Yapay Zekâ Üretimi Görsellerin, Ulusal Su Ödülü Sürecinde Sahte Beyan İçin Kullanıldığı İddia Edilmektedir
Hindistan’da Khandwa bölgesi, Jal Sanchay, Jan Bhagidari kampanyası kapsamında su koruma çalışmaları nedeniyle ulusal düzeyde birincilik elde etmiş ve Kasım 2024’te düzenlenen altıncı Ulusal Su Ödülleri’nde 2 crore rupi ödül kazanmıştır. Ancak Congress partisi, BJP yönetimindeki eyalet hükümetinin bu başarıyı yapay zekâ ile üretilmiş sahte görsellerle elde ettiğini iddia etmiştir. Parti başkanı Jitu Patwari, yetkililerin “iki metre derinliğindeki çukurları yapay zekâ ile kuyu gibi gösterdiğini” ve bu sahte görselleri sisteme yüklediğini öne sürmüştür. Buna karşılık bölge yönetimi iddiaları reddetmiş; yetkililer, toplamda 129.046 su koruma çalışmasına ait doğrulanmış görsellerin resmi platforma yüklendiğini ve bunların titizlikle incelendiğini belirtmiştir. Yetkililer ayrıca, ayrı bir “Catch the Rain” platformunda 21 adet yapay zekâ üretimi görsel tespit edildiğini kabul etmiş, ancak bunların kötü niyetli kişiler tarafından yüklendiğini ve ödül değerlendirme süreciyle bağlantılı olmadığını ifade etmiştir. Ministry of Jal Shakti tarafından yüklenen içeriklerin doğrulandığı ve çalışmaların bir kısmının sahada rastgele denetimlerle kontrol edildiği belirtilmiştir. Olay, yapay zekâ ile üretilen görsellerin kamu kaynaklı değerlendirme süreçlerinde yanlış beyan ve manipülasyon amacıyla kullanılıp kullanılmadığına dair tartışmaları gündeme getirmiştir. Hart’ın yapay zekâ önerisini uygulamayı reddetmesi üzerine bir doktor devreye girerek sıvı yerine dopamin verilmesini tercih etti. Bu sayede hastanın tansiyonu, ek sıvı yüklenmeden yükseltildi ve olası komplikasyonların önüne geçildi. Olay, sağlık sistemlerinde yaygın olarak kullanılan yapay zekâ destekli karar araçlarının güvenilirliği konusunda daha geniş çaplı tartışmalara işaret etmektedir. Özellikle Epic Sepsis Prediction Algorithm gibi sistemlerin, pazarlanan doğruluk oranlarının altında performans gösterebildiği sonradan yapılan değerlendirmelerle ortaya konmuştur. Ülke genelinde birçok hemşire, yeterince doğrulanmamış yapay zekâ araçlarına karşı temkinli yaklaşmakta; bazıları Kaliforniya ve New York’ta protesto eylemleri düzenlemektedir. Raporlar ayrıca, bu tür sistemlerin sık sık yanlış alarmlar ürettiğini ve yorumlanmasının zor olması nedeniyle iş akışını bozarak sağlık çalışanları arasında güvensizlik yarattığını göstermektedir.
RISKYZ-2026-00007Yapay Zekâ ile Manipüle Edilen Görselin, Bir Siyasetçiyi Yanlış Şekilde Çin ile İlişkilendirmek İçin Kullanıldığı Bildirilmektedir
Olay, Tayvanlı siyasi figürleri hedef alan iki ayrı yapay zekâ destekli dezenformasyon girişimini içermektedir. İlkinde, Wang Shijian’ın Çin’e seyahat ettiği iddiasını desteklemek amacıyla yapay zekâ ile oluşturulmuş sahte videolar üretildi. İkinci olayda ise, Kao Chia-yu’ya ait New York’taki Taipei Ekonomik ve Kültürel Temsilcilik Ofisi’nde çekilmiş resmi bir fotoğraf dijital olarak değiştirildi. Manipülasyon kapsamında, fotoğraftaki Republic of China (Taiwan) flag yerine Flag of China yerleştirilerek Kao’nun Çin ile ilişkili olduğu izlenimi oluşturulmaya çalışıldı. Kao Chia-yu, Facebook üzerinden yaptığı açıklamada manipülasyonu ifşa ederek orijinal ve değiştirilmiş görselleri karşılaştırmalı şekilde paylaştı ve iddiaları reddetti. Dikkatli kullanıcılar, manipüle edilen görseldeki bazı tutarsızlıkları da ortaya çıkardı; örneğin arka plandaki süslemelerin tam olarak uyarlanmadığı gözlemlendi. Olay, 2026 yerel seçimleri öncesinde siyasi figürleri hedef alan yapay zekâ destekli sahte içeriklerin artışına dikkat çekmektedir.
RISKYZ-2026-00005Yapay Zekâ Üretimi Yatırım Videolarının, Samsun’da Bir Çifti 1,5 Milyon TL Dolandırmak İçin Kullanıldığı Bildirilmektedir
Samsun’un İlkadım ilçesinde yaşayan 53 yaşındaki hurda toplayıcısı İsa Kereci ve 48 yaşındaki eşi Hale Kereci, Facebook üzerinden karşılaştıkları bir reklam aracılığıyla dolandırıcılık sürecine dahil oldu. Dolandırıcılar, yapay zekâ ile oluşturulmuş yatırım videoları kullanarak çifti yüksek kazanç vaadiyle ikna etti. Süreç başlangıçta küçük meblağlarla ilerlerken, zamanla “dosya masrafı”, “sigorta ücreti”, “vergi borcu” ve “Merkez Bankası transferi” gibi gerekçelerle daha yüksek ödemeler talep edildi. Dolandırıcılar, çiftin ekran paylaşımı yapmasını sağlayarak banka hesapları ve kredi kartları üzerinden farklı kişilere para transferleri gerçekleştirdi. Bu süreçte çift, sigortasız krediler çekti, birikimlerini tüketti, kredi kartlarını kullandı, altınlarını sattı ve yakın çevrelerinden borç aldı. Toplamda yaklaşık 1,5 milyon Türk lirası dolandırıcıların eline geçti. Olayın ardından çift, Samsun Adliyesi’ne giderek savcılığa suç duyurusunda bulundu ve benzer içeriklere karşı vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı. Hale Kereci’nin adliye önünde gözyaşları içinde olduğu görüldü.
RISKYZ-2026-00001Yapay Zekâ Üretimi Deepfake Aşk Dolandırıcılığının, Yeni Boşanmış Bir Yatırımcının 1 Bitcoin’ini Ele Geçirmek İçin Kullanıldığı Bildirilmektedir
Yakın zamanda boşanmış ve bir tam Bitcoin birikimine ulaşmış olan bir yatırımcı, yapay zekâ destekli sofistike bir dolandırıcılık planının hedefi oldu. Dolandırıcı, yatırımcıyla beklenmedik bir mesaj aracılığıyla iletişime geçerek kendisini çekici bir kadın kripto yatırımcısı olarak tanıttı ve Bitcoin varlıklarını artırma vaadinde bulundu. Dolandırıcı, çalıntı görseller yerine tamamen yapay zekâ ile üretilmiş gerçekçi portreler kullandı. Ayrıca görüntülü görüşmeler sırasında, gerçek zamanlı deepfake teknolojisi aracılığıyla sahte bir yüzü kendi görüntüsüne entegre ederek yüksek düzeyde ikna edici bir kimlik simülasyonu oluşturdu. Bu süreçte dudak senkronizasyonu ve görsel tutarlılık korunarak güven algısı pekiştirildi. Zamanla duygusal bağ kuran dolandırıcı, romantik bir ilişki kurgusu üzerinden güven inşa etti, geleceğe yönelik planlar sundu ve mağduru yüz yüze görüşme fikrine ikna etti. Sürecin sonunda yatırımcı, sahip olduğu bir Bitcoin’i dolandırıcıya transfer ederek tüm birikimini kaybetti. Bu tür vakalar, uzun süreli güven ilişkisi kurularak gerçekleştirilen ve “pig butchering” olarak adlandırılan dolandırıcılık yöntemleri kapsamında değerlendirilmektedir. 2024 yılında bu tür dolandırıcılıkların toplamda 5,5 milyar dolar zarara yol açtığı, ortalama kaybın ise 27.500 dolar seviyesinde olduğu bildirilmektedir. Ayrıca romantik dolandırıcılık kaynaklı toplam kayıpların 2024–2025 döneminde 1,34 milyar doları aştığı ifade edilmektedir.
RISKYZ-2026-00006Yapay Zekâ Üretimi Karalayıcı Görselin, Bir Siyasi Lideri Hedef Alacak Şekilde Paylaşılması Nedeniyle Yasal İşlem Başlatıldığı Bildirilmektedir
Hindistan’ın Kozhikode kentinde polis, Kongre Partisi’nin kıdemli isimlerinden ve KPCC Siyasi İşler Komitesi üyesi olan N. Subrahmanian hakkında soruşturma başlattı. İddiaya göre Subrahmanian, Facebook üzerinden paylaştığı dijital olarak değiştirilmiş bir görselde Kerala Başbakanı Pinarayi Vijayan’ı Sabarimala altın hırsızlığı şüphelisi Unnikrishnan Potti ile birlikte gösterdi. Söz konusu görsele eklenen açıklamada, Başbakan ile şüpheli arasında bağlantı olduğu ima edildi. Polis kaynakları, dolaşıma giren görsellerden en az birinin yapay zekâ araçları kullanılarak üretildiğini doğruladı. Şikâyet üzerine Chevayur Polis Merkezi’nde başlatılan soruşturmada, içeriğin farklı gruplar arasında düşmanlık yaratma ve toplumsal gerilimi artırma amacı taşıdığı değerlendirildi. Subrahmanian hakkında Bharatiya Nyaya Sanhita’nın 192. maddesi ve Kerala Polis Yasası’nın 120. maddesi kapsamında işlem başlatıldığı bildirildi. Olay, yapay zekâ ile üretilen içeriklerin siyasi amaçlarla manipülasyon aracı olarak kullanılmasının, dezenformasyon ve toplumsal kutuplaşma risklerini artırabileceğini göstermektedir.
RISKYZ-2026-00004Yapay Zekâ Üretimi Deepfake İçeriğin, Elon Musk Kimliği Kullanılarak Sahte Diyabet Tedavisini Tanıtmak İçin Kullanıldığı Bildirilmektedir
Söz konusu videoda, Elon Musk’ın “17 saatlik diyabet tedavisi” olarak sunulan doğrulanmamış bir yöntemi desteklediği izlenimi oluşturulmuştur. Bu içerik, sosyal medyada hızla yayılmış ve birçok kullanıcı tarafından gerçek sanılmıştır. ABD’li rapçi Boosie Badazz da videoyu gerçek kabul ederek kendi takipçileriyle paylaşmış, hatta sözde tedavi hakkında bilgi almak amacıyla asistanının iletişim bilgilerini paylaşmıştır. Ancak yapılan incelemeler, videonun yapay zekâ ile oluşturulmuş bir deepfake olduğunu ve amacının sahte sağlık ürünlerini pazarlamak olduğunu ortaya koymuştur. Grok gibi doğrulama araçları ve çeşitli medya kuruluşları, içeriğin manipüle edildiğini hızlıca tespit ederek kamuoyunu bilgilendirmiştir. Bu olay, yapay zekâ ile üretilen içeriklerin yalnızca sıradan kullanıcıları değil, yüksek takipçili kamu figürlerini de yanıltabildiğini göstermektedir. Özellikle sağlık gibi hassas alanlarda, bu tür içerikler bireylerin yanlış yönlendirilmesine ve zararlı ürünlere yönelmesine neden olabilmektedir. Ayrıca deepfake içerik, Elon Musk’ın teknoloji alanındaki güvenilirliğini kullanarak sahte iddialara meşruiyet kazandırmayı amaçlamıştır. Doğrulama girişimlerine rağmen, içerik kısa sürede geniş kitlelere ulaşarak yanlış bilginin yayılmasını hızlandırmıştır.
RISKYZ-2026-00002Yapay Zekâ Üretimi Deepfake Videonun, Bir Polis Memuruna Yönelik Taciz ve Ayrımcılık Amacıyla Kullanıldığı İddia Edilmektedir
Microsoft'un Twitter'da yayınlanan yapay zekâ sohbet botu Tay, koordineli kullanıcı saldırıları sonucu yalnızca 16 saat içinde ırkçı, cinsiyetçi ve antisemitik içerikler üretir hale getirildi. Microsoft botu kapatmak zorunda kaldı.